ford ercihan otomotiv
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden Türkiye Teknoloji Seçime Doğru
'Erzurum türküleri sözlü kültürel arşiv'
'Erzurum türküleri sözlü kültürel arşiv'
Hem güldürdü hem düşündürdüler
Hem güldürdü hem düşündürdüler
2 bin rakımda yetişen mantar altınla yarışıyor
2 bin rakımda yetişen mantar altınla yarışıyor
Karasu taştı, ekili alanlar suya gömüldü
Karasu taştı, ekili alanlar suya gömüldü
'Köklerimizin İzinde Kültürel Miras Yolculuğu'
'Köklerimizin İzinde Kültürel Miras Yolculuğu'

Baki Gezmiş

Erzurum bir irfan otağıdır
17 Mayıs 2026 Pazar

Erzurum’u sadece rakımından, soğuğundan, taşından, kışından ibaret görenler; bir şehrin harita üzerinde değil, insanının ruhunda kurulduğunu anlayamazlar. Çünkü şehir, nüfus cetveliyle değil; vicdanı, iddiası ve hafızasıyla şehirdir.

Bugün artık Erzurum’a yeniden bakmanın zamanıdır. Ama turistik broşürlerin gözlüğüyle değil… Bir medeniyet muhasebesinin dikkat ve rikkatiyle…

Zira Erzurum, sadece yükseklerde kurulmuş bir şehir değildir; aynı zamanda “yüksek ahlâkın coğrafyası” olmaya namzet bir irfan otağıdır. Bu sebeple Erzurum’a bundan sonra “Rakım Şehri” değil, “Ruh Rakımı Şehri” demek gerekir. Çünkü bazı şehirlerin denizden yüksekliği vardır; bazı şehirlerin ise insanı ayağa kaldıran manevî yüksekliği…

Şehir dediğimiz şey, sadece sokakların birbirine bağlandığı yer değildir. Şehir, insanın kendi içine açılan kapılarıdır aynı zamanda. Eğer o kapılar kapanmışsa; asfalt çoğalsa da şehir küçülür. Binalar yükselse de insan alçalır.

Şimdi Erzurum için yeni bir kavram teklif edelim:

“Vicdan İklimi…”

Evet… Erzurum bir “iklim şehir”dir ama bu yalnızca meteorolojik bir mesele değildir. Onun asıl iklimi vicdandır. Çünkü burada kar, sadece toprağa değil; insanın içine de yağar. Sert rüzgârlar yalnız yüzleri değil, fazlalıkları da törpüler. Erzurum’un ayazı, bir bakıma insanı hakikate çağıran tabiat terbiyesidir.

Onun için Erzurum’da üşümek bile başka türlüdür. Bedeni üşütür ama ruhu diri tutar.

Bugünün modern şehirleri, insanı kalabalık içinde silen “beton uğultuları” üretirken; Erzurum hâlâ “sessiz irfan”ın son kalelerinden biri olma ihtimalini taşımaktadır. Fakat dikkat edilmelidir: Şehirler önce seslerini değil, utanma duygularını kaybederler. Sonra dillerini… Ardından da hafızalarını…

İşte bugün Erzurum’un önündeki en büyük tehlike budur:
“Kimlik yorgunluğu…”

Bir zamanlar kendisini medeniyetin nöbet taşı bilen şehirlerin, bugün sadece nostaljiyle oyalanması hazin bir geri çekiliştir. Çünkü hatıra, iddia üretmiyorsa; insanı uyuşturan bir müzeye dönüşür.

Erzurum’a bakarken sadece Çifte Minare’ye, Yakutiye’ye, tabyalara bakmak yetmez. Asıl mesele şudur:
Bu şehir bugün hangi insan tipini yetiştiriyor?

Çünkü bir şehrin gerçek mimarisi taşta değil, şahsiyettedir.

Eğer bir şehir, gençlerine yalnızca iş değil; anlam da verebiliyorsa yaşar.
Eğer çocuklarına sadece diploma değil; istikamet de sunabiliyorsa yaşar.
Eğer insanına sadece barınak değil; aidiyet de kurabiliyorsa yaşar.

Aksi halde şehir dediğiniz şey; ışıklı bir yalnızlık deposuna dönüşür.

Şimdi Erzurum için başka bir kavram daha söyleyelim:

“İdrak Cephesi…”

Evet… Erzurum artık yalnız sınırların değil, anlamın da cephesidir. Çünkü modern zamanlar insanı köksüzleştirirken; bazı şehirlerin yeniden “ruh karargâhı” olması gerekir. Erzurum’un tarihî rolü belki de tam burada başlamaktadır.

Bu şehir, yeniden kendisini dinlemelidir.

Kendi türküsünü…
Kendi sükûtunu…
Kendi vakarını…

Çünkü şehirler önce kendi seslerine yabancılaşırlar; sonra birbirlerinin kötü taklitlerine dönüşürler.

Erzurum’un asıl meselesi ekonomi kadar estetik, estetik kadar ahlâk, ahlâk kadar da idraktır.

Bir şehrin kaderi, belediye planlarından önce insanının iç dünyasında çizilir.

Ve artık şu soruyu sormanın zamanıdır:

Erzurum, sadece yaşayanların bulunduğu bir yer midir; yoksa uğruna yaşanacak bir mânâ mıdır?

İşte bütün mesele burada düğümleniyor…

Çünkü bazı şehirler insana adres verir.
Bazıları ise istikamet…

Erzurum’un yeniden “istikamet şehri” olup olamayacağını ise; ne istatistikler, ne projeler, ne de reklam sloganları belirleyecek…

Bunu belirleyecek olan şey, bu şehrin yeniden kendi ruhuyla konuşup konuşamayacağıdır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Güç, akıl ve adalet
İzzet Fehmi Aksakal
İzzet Fehmi Aksakal
Erzincan’dan yükselen ses…
Baki Gezmiş
Baki Gezmiş
Erzurum bir irfan otağıdır
Can Umut Avcıgil
Can Umut Avcıgil
Dünya yeni masayı kuruyor
İslamhan Bulutlar
İslamhan Bulutlar
Yeni çağın kavşağında Türk dünyası
Ahmet Göksan
Ahmet Göksan
Tellinin Çiftelisi 
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Erzurum’un 2026 Beklentileri:

Göçün durması
Hızlı Tren
Doğalgaz ve enerjide indirim
Stadyum
Direkt uçak seferlerinin artırılması
Erzurumspor’un Süper Lige yükselmesi
2. OSB’nin tam kapasiteye ulaşması
Yatay yapılaşmaya geçilmesi
Tarımsal sanayi yatırımları


Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
ERZURUM
FACEBOOK'TA ERZURUM GAZETESİ
TWITTER'DA ERZURUM GAZETESİ
ERZURUM GAZETESİ
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva