Doğu Anadolu Bölgesi’nde işsizlik sorununun önüne geçilebilmesi için, öncelikle bölgenin iş gücü haritasının çıkarılması gerektiği bildirildi.
İŞGÜCÜ HARİTASINA İHTİYAÇ VAR
Türkiye’nin. sosyo-ekonomik gelişmişlik ölçüsü en düşük bölgesi Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde, en büyük sorununun işsizlik olduğu belirtildi. Bölgede işsizlik sorununun önüne geçilebilmesi için öncelikle bölgeye ait iş gücü haritasının çıkarılması gerektiği kaydedilirken, işsizlerin ise meslek edindirme kurslarına veya çeşitli eğitim programlarına katılmaları önerisinde bulunuldu.
DEMİRDÖĞEN’DEN DEĞERLENDİRME
Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Demirdöğen, “İşsizliğin önüne geçiş sürecinin hızlı çalışması için, nitelikli eleman sayısının artırılması gerekmektedir” dedi.
NİTELİKLİ ELEMAN AÇIĞI
Türkiye genelinde genel işsizlik oranının yüzde 11, kentlerde eğitimli insanların işsizlik oranının ise yüzde 30 olduğuna vurgu yapan Demirdöğen, bunun ana nedenlerinden birinin, ülke genelinde meslek edindirmeye dönük eğitim verilmemesi olduğunu kaydederek, “İnsanların işsiz kalmamak için eğitim gördükleri meslek ile ilgili veya bunun dışında yeni bilgi ve beceri kazandıracak eğitim programlarına katılarak niteliklerini artırmaları sonucunda bilgisi ve becerisi artan insanların kendi işlerini kurmaları, girişimcilik özelliklerini harekete geçirmeleri mümkündür.” diye konuştu.
SERTİFİKALI EĞİTİM
Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Demirdöğen, işsiz kesimin incelendiğinde, kimilerinin işe uygun niteliklerinin bulunmadığı, kimilerinin de bilgi ve becerilerini belgeleyecek sertifikalara sahip olmadığının görüldüğünü dile getirerek, Türkiye’de artık “teknoloji yoğun” üretimin başladığını, işverenin aradığı insan tipinin de, teknolojiyi kullanabilen insan olduğunu belirtti.
NİTELİKLİ İŞGÜCÜ İHTİYACI
Demirdöğen, “Bu nedenle, işsiz kalmamak için insanların sertifikalı ve meslek kazandırıcı eğitimlere devam ederek niteliklerini yükseltmeleri gerekmektedir. Acil olarak bölgenin nitelikli iş gücü ihtiyacının belirlenmesi ve “Bölgede hangi meslek dallarında ne kadar elemana ihtiyaç duyulduğu ve bu elemanların yetiştirilmesi için hangi eğitim ve öğretim yöntemlerinin kullanılması gerektiğini” belirlemek faydalı olacaktır. Birçok alanda olduğu gibi istihdam konusunda çoğu kurum tarafından yürütülmekte olan benzer çalışmalar birbirleri ile koordine edilmedikleri için istenen sonuçlar alınamamaktadır.” şeklinde konuştu.
ARA ELAMAN YETİŞTİRİLMELİ
Yapılan araştırmalara göre; bölgede sektörlerin gelişmesi ve genişlemesiyle birlikte ara ve vasıflı eleman ihtiyacının da o ölçüde attığına dikkati çeken Prof. Dr. Demirdöğen, “Turistik otel sayısının artmasıyla otel hizmetlerinde çalışacak garson, barmen, kat görevlisi, nitelikli satış ve pazarlama elemanı, engellilerin rehabilitasyonuna yönelik çalıştırılmak üzere fizyoterapist, özel eğitim öğretmeni, zihinsel engelliler öğretmeni, psikolog, diyetisyen, üst düzey yönetici, bilgisayar donanımcısı ve programcısı, yönetici sekreteri mesleklerinde işgücü açığı olduğu tespit edilmiştir. Ancak, sanayicinin sorunları arasında halen nitelikli eleman ihtiyacının ilk sırada olması yukarıda sayılan yeni iş alanları dışında mevcut mesleklerde de sıkıntıların devam ettikleri anlaşılmaktadır. Kırsal kesimde tarım ve hayvancılığın geliştirilememesi nedeniyle, arazisini kullanabilecek bilgi ve teknolojiden yoksun olan kesimler de, vasıfsız eleman statüsünde düşünülmeli ve eğitimlere bu kişiler de dahil edilmelidir.” ifadelerini kullandı.
GÖÇ SOSYAL SORUNLARIN YAYILMASINA NEDEN OLUYOR
İşsizlik nedeniyle ortaya çıkacak olan sosyal ve ekonomik sorunların, göç nedeniyle ülkenin diğer kesimlerine de aynı şekilde yansıyacağına vurgu yapan Prof. Dr. Demirdöğen, bu durumun, bütün ekonomiyi yakından etkileyeceğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlara yaşadıkları yerlerde iş veya iş kurma imkânları sağlayarak dengeli bir kalkınma ve bölgeler arası dengesizliğin önlenmesi gibi konulara da katkıda bulunmak mümkün olacaktır.”dedi.
MYO’LAR REHABİLİTE EDİLMELİ
Meslek edindirme çalışmalarının hızlanması için bir an önce Endüstri Meslek Liselerinin ve özellikle Meslek Yüksek Okullarının (MYO) rehabilite edilmeleri gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Demirdöğen şunları kaydetti:” İki yıllık okullarda zorlama müfredatlarla, yetersiz öğretim elemanı ve yetersiz fiziksel olanaklarla eleman yetiştirilmesi elde edilen sonuçlara bakıldığında birçok alanda yeterli görülmemektedir. Yeni mezun bir kişinin uzman veya öğretim elemanı olarak işe başlaması ve aşırı ders yükü altında mesleki sorunlarla işe başlaması meslek okullarının verdiği eğitimi etkilemektedir. Bu tür kurumlarda görev alabilecek olan kişilerin yetkinlik düzeyleri yüksek tutulmalıdır. Ayrıca, Meslek Yüksek Okullarının müfredatından zorlama ve gereksiz dersler çıkarılarak mesleğe odaklanma sağlanmalıdır. Dört yıllık bir fakültede verilen derslerin toplam kredi saati 120 iken, 2 yıllık MYO’da verilen derslerin kredi saati toplamı 110 saat civarındadır. Bu dengesizlik giderildiğinde daha nitelikli mezunlar vermek mümkün olabilecektir.”