Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden Türkiye Teknoloji Seçime Doğru
Miraç Kur’an Kursu’ndan Fener alayı
Miraç Kur’an Kursu’ndan Fener alayı
Alper Eminoğlu'nun anne acısı
Alper Eminoğlu'nun anne acısı
Bingöl’de tır devrildi: 1 yaralı
Bingöl’de tır devrildi: 1 yaralı
Başkan Çerçioğlu, en başarılı Büyükşehir Belediye Başkanları arasında
Başkan Çerçioğlu, en başarılı Büyükşehir Belediye Başkanları arasında
Aranan şahıslar Jandarmadan kaçamadı
Aranan şahıslar Jandarmadan kaçamadı

Ahmet Göksan

Kısır Döngü
16 Ocak 2009 Cuma

Yeni bir yıla girerken eskimiş yılda yaşananların yaşanmaması dileği öne çıkarılarak söylemler geliştiriliyor. Yaşanmakta olan bu süreç adeta bir kısır döngüye dönmüş durumdadır. 

Tüm ülkelerdeki siyasetçilerce dillendirilen bu istekler, yine siyasetçiler tarafından görmezden gelinerek politikalar üretilmektedir. Hepsi de anlaşmış gibi çekirdeksiz incirin nasıl üretileceğinin tartışmalarını yaparak zamanı boşa harcıyorlar.

1948 yılında Birleşmiş Milletlerin kararı ile kurulmuş bulunan İsrail devleti, kurulduğu günden itibaren yayılmacı emellerinden vazgeçmemiştir.

Aradan geçen sürede alınmış olan tüm BM kararlarına da uymamayı adeta devlet politikası haline getirmiştir.

Kıbrıs’ta Rumların,  1963 yılında Türkleri soykırımdan geçirmek için yaptıkları tarihe Kanlı Noel olarak geçmiştir. Aradan geçen 45 yıl sonra benzer bir saldırı İsrail tarafından Filistin topraklarında uygulanmaktadır.

Buna karşın çağdaşlığın kullanma hakkını tekel oluşturmuş gibi kendilerinde görenler yaşananları izlemekle yetiniyorlar. İsrail’in yayılmacılığına ve saldırganlığına dur demek istemiyorlar. Ne de olsa ucu kendilerine dokunmuyor.

Geçtiğimiz günlerde insanım demekten sıkıntısı olanlar, ülkelerinin yaptığı soykırımı izlemek için cümbür cemaat olay yerine gitmişlerdi. 1964 Ağustos ayında Rumlar, Erenköy’de Türklerin denize dökülmesini izlemek için koşmuşlardı.

Filistin topraklarında insanım diyenleri utandıracak olayları izlemeye koşanlarla, önümüzdeki aylarda veya yılarda barışa nasıl ve hangi noktada ulaşılacağı meraka değer doğrusu. Bilenler varsa beri gelebilirler…

Kıbrıs’ta da bir süredir başlatılan çözüm ve barış görüşmelerinin tıkandığı biliniyor. Özellikle yetki paylaşımı konusunda derin görüş ayrılıklarının olduğu herkes tarafından kabul edilmektedir.

Buna karşın yoldaşlar, sürekli olarak tıkanıklığı aşabilmek adına bir araya geliyorlar. Açıklama yapmaktan da kaçındıklarına tanık oluyoruz. Bir birlerinden korkuyorlar mı ne…

Bu güne değin yapılmış olan görüşmelerden diğer tüm konularda uzlaşmanın sağlandığını da söylemek olanaksızdır. Hele Haziran ayında yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerine kadar anlaşmanın olabileceğini ummak fazladan iyimserliktir.

Siyasi konularda bile uzlaşmanın sağlanamadığı noktada, mülkiyet ve toprak konusunun nasıl çözüleceği meraka değer doğrusu. Çözüm adına yapılmakta olan görüşmelerin taktik gereği yürütülmekte olduğu izlenimi ise genel kanıdır.

Neden mi…

Bir taraftan çözüm görüşmeleri yapılırken diğer taraftan da Rumlar, silahlanma çalışmalarına devam ediyorlar. Son günlerde Rum basınında yer alan bu tür haberler ne yazık ki ilgiyi çekememiştir. Kamuoyunda görmesi gereken tepkinin gösterilmemesi anlaşılır bir husus değildir.

Kamuoyunun bilgilendirilmemesi, Rumları anlaşmama konusunda yüreklendirmektedir. Siyasetçilerin birbirlerinin ayaklarına basabilme yarışına devam ettikleri sürece, bu olumsuzlukları sürekli olarak yaşayacağız galiba…

Bir anımsatma yapmak istiyoruz…

Geçtiğimiz Nisan ayında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Batı Trakya’daki Türklerin kurdukları derneklerde “Türk” ismini serbestçe kullanabileceklerine karar vermişti.

Gerekçe olarak da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesini gösteriyordu.

Bununla da yetinmeyen Mahkeme yargılanma hakkı ile ilgili 6. maddenin ihlal edildiğini de kararına eklemiştir.

AB üyesi Yunanistan, Batı Trakya’daki Türklerin serbestçe örgütlenme haklarından rahatsızlık duyuyor.

Onların adadaki uzantıları olan ve onlarda AB üyesi olan Rumlar, yetki paylaşımı konusunda benzer tavrı sergiliyorlar.

Sonrasında dönüp gözümüzün içine bakarak, “dolapta dolma var” yerseniz mi demek istiyorlar ne…

SEVGİ ile kalınız…

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Ahmet Göksan
Ahmet Göksan
Oyunların Oyuncağı
Ayhan Kara
Ayhan Kara
Erzurum.. Ve Giden Gelmiyor, Acep Nedendir?
Ö. Faruk Kayaalp
Ö. Faruk Kayaalp
Büyükşehir Halk Pazarları ve Allah Korkusu
Mahmut Akdağ
Mahmut Akdağ
Yapay Zeka İllet mi, Nimet mi?
İslamhan Bulutlar
İslamhan Bulutlar
Özgür ülke olmanın ilk şartı
İzzet Fehmi Aksakal
İzzet Fehmi Aksakal
Kül Rengi Harita
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Erzurum’un 2026 Beklentileri:

Göçün durması
Hızlı Tren
Doğalgaz ve enerjide indirim
Stadyum
Direkt uçak seferlerinin artırılması
Erzurumspor’un Süper Lige yükselmesi
2. OSB’nin tam kapasiteye ulaşması
Yatay yapılaşmaya geçilmesi
Tarımsal sanayi yatırımları


Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
ERZURUM
FACEBOOK'TA ERZURUM GAZETESİ
TWITTER'DA ERZURUM GAZETESİ
ERZURUM GAZETESİ
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva