ford ercihan otomotiv
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden Türkiye Teknoloji
Yumaklı Valilik ve Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret etti
Yumaklı Valilik ve Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret etti
Samsunspor'un, Erzurumspor maçı kamp kadrosu açıklandı
Samsunspor'un, Erzurumspor maçı kamp kadrosu açıklandı
Kantarcı dualarla uğurlandı
Kantarcı dualarla uğurlandı
Aydemir: Ahilik bugünün esnafına rekabet gücü kazandıracak bir birikimdir
Aydemir: Ahilik bugünün esnafına rekabet gücü kazandıracak bir birikimdir
Bakan Yumaklı Erzurum’da açıkladı
Bakan Yumaklı Erzurum’da açıkladı
HABERLER>GUNCEL
19 Eylül 2026 Cumartesi - 12:50

Aydemir: Pasinler, Anadolu tarihinin yönünü değiştiren büyük eşiktir

Aydemir, 18 EYLÜL 1048 Pasinler Zaferi’nin 978. yılında Erzurum’un Türklerin Anadolu yürüyüşündeki tarihî merkezî konumuna dikkat çekti.

Aydemir: Pasinler, Anadolu tarihinin yönünü değiştiren büyük eşiktir

Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, 1048 yılında Erzurum’un Pasinler Ovası’nda kazanılan zaferin 978. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Pasinler’in Türk tarihi içindeki yerinin daha güçlü biçimde anlatılması gerektiğini vurguladı.

Pasinler’in yalnızca Erzurum’un yerel tarihine ait bir hatıra olarak ele alınamayacağını belirten Aydemir, 18 Eylül 1048’de gerçekleştiği kaydedilen savaşın, Selçuklu Türkleri ile Bizans arasındaki mücadelenin seyrinde büyük bir dönüm noktası oluşturduğunu ifade etti. Aydemir, Pasinler’den Malazgirt’e uzanan 23 yıllık dönemin Anadolu tarihinin geleceğini belirleyen gelişmelerle dolu olduğunu söyledi.

Aydemir, “Pasinler Ovası’nda 978 yıl önce yaşanan hadise, milletimizin Anadolu’daki bin yıllık mevcudiyetini anlamak bakımından çok güçlü bir tarihî başlangıç noktasıdır. Bu topraklar Malazgirt’ten önce de Türk tarihinin büyük yürüyüşüne şahitlik etti. Erzurum, o yürüyüşün geçiş güzergâhlarından biri olmanın ötesinde, tarihî kararların sahaya yansıdığı önemli merkezlerden biri oldu.” dedi.

DANDANAKAN’DAN PASİNLER’E UZANAN SÜREÇ

Pasinler Savaşı’nın arka planında Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluş ve genişleme dönemi bulunuyor. Selçuklular, 1040’taki Dandanakan Zaferi’nin ardından Horasan merkezli büyük bir siyasî güç haline gelirken batı yönündeki hareketlilik de hız kazandı. Azerbaycan, Kafkasya ve Doğu Anadolu, Selçuklu kuvvetlerinin giderek daha fazla faaliyet gösterdiği coğrafyalar arasına girdi.

1047 yılında Selçuklu hanedanından Hasan Bey’in Aras civarında Bizans kuvvetlerinin kurduğu pusuda hayatını kaybetmesi, bölgede yeni bir askerî safhanın başlamasında etkili oldu. Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, İbrahim Yınal’ı bölgeye gönderdi. Arslan Yabgu’nun oğlu Kutalmış da harekâtta yer aldı.

Selçuklu kuvvetlerinin ilerleyişi nihayetinde Erzurum ve Pasinler havzasına ulaştı.

Karşılarında Bizans’ın doğu kuvvetleri ile Gürcü birliklerinin de bulunduğu büyük bir askerî güç vardı. Bizans kuvvetlerinin komutanları arasında Katakalon Kekaumenos, Gürcü birliklerinin başında ise dönemin önemli siyasî ve askerî isimlerinden Liparit bulunuyordu.

18 Eylül 1048 tarihiyle kaydedilen Pasinler mücadelesinde Selçuklu kuvvetleri üstünlük sağladı. Gürcü Prensi Liparit esir alındı. Selçukluların çok sayıda esir ve ganimet elde ettiği savaş, Türklerle Bizans arasındaki ilk büyük çaplı askerî karşılaşmalardan biri olarak tarih kayıtlarına geçti. 

Aydemir, savaşın bu yönünün özellikle genç kuşaklara anlatılması gerektiğini belirterek, “1071’i bütün milletimiz bilir. Malazgirt, millet hafızamızın temel taşlarından biridir. Fakat Malazgirt’i hazırlayan tarihî zemini de bilmeliyiz. 1048 Pasinler’i, 1064 Ani’yi ve Anadolu’nun doğusunda meydana gelen diğer gelişmeleri beraber okuduğumuzda önümüzde çok daha geniş bir tarih tablosu beliriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

ZAFERİN SONUCU İSTANBUL’A KADAR ULAŞTI

Pasinler’deki askerî başarının ardından yaşanan gelişmeler, savaşın etkisinin muharebe meydanıyla sınırlı kalmadığını gösterdi.

Esir alınan Gürcü Prensi Liparit’in durumu Bizans yönetiminin doğrudan diplomatik girişimde bulunmasına yol açtı. Bizans imparatorunun talebi üzerine Tuğrul Bey, Liparit’i fidye almadan serbest bırakarak İstanbul’a gönderdi.

Ardından Selçuklu-Bizans ilişkilerinde diplomatik temasların ağırlığı arttı.

Selçuklu elçisi İstanbul’a ulaştığında şehirdeki caminin onarılması, Tuğrul Bey adına hutbe okunması ve vergi verilmesi gibi talepler gündeme getirildi. Bizans yönetimi camiyi tamir ettirdi; mihraba Selçuklu hükümdarlığının sembollerinden ok ve yay işaretinin konulduğu kaydedildi. Vergi talebi ise kabul edilmedi. 

Aydemir, bu gelişmelerin Pasinler’in siyasî ağırlığını göstermesi açısından önemli olduğunu belirtti.

“Bir savaşın gerçek tarihî ağırlığını bazen savaş bittikten sonra meydana gelen hadiselerde görürüz.” diyen Aydemir, “Pasinler’den sonra ortaya çıkan diplomatik tablo, Selçuklu gücünün Bizans tarafından hesaba katılması gereken bir gerçeklik haline geldiğini gösteriyor. Pasinler’in üzerinde durulması gereken taraflarından biri de budur.” ifadelerini kullandı.

23 YIL SONRA MALAZGİRT

Pasinler Zaferi’nin ardından Selçuklu-Bizans mücadelesi sona ermedi. Aksine Doğu Anadolu’daki askerî ve siyasî hareketlilik ilerleyen yıllarda devam etti.

Tuğrul Bey 1054 yılında Bizans topraklarına girerek Malazgirt Kalesi’ni kuşattı. Kış şartlarının yaklaşması üzerine kuşatma kaldırıldı. Selçuklu akıncılarının aynı dönemde Bayburt üzerinden Trabzon’a kadar ulaştığı kaydediliyor. 

Tuğrul Bey’in ardından Büyük Selçuklu tahtına geçen Sultan Alparslan döneminde Anadolu yönündeki hareketlilik yeni bir safhaya ulaştı. 1064’te Ani’nin alınması, Kafkasya ve Doğu Anadolu’daki güç dengelerini etkileyen önemli gelişmelerden biri oldu. 1071’de ise Sultan Alparslan’ın ordusu Malazgirt’te Bizans İmparatoru Romanos Diogenes’in ordusuyla karşılaştı.

Pasinler’den 23 yıl sonra kazanılan Malazgirt Zaferi, Anadolu’daki Türk siyasî ve askerî varlığının çok daha geniş bir zemine taşınmasının önünü açtı.

Aydemir, bu tarih dizisinin birbirinden koparılmadan ele alınmasını istedi.

“Dandanakan devlet kudretinin yükselişini, Pasinler Anadolu önlerindeki büyük askerî karşılaşmayı, Malazgirt ise Anadolu’daki yeni tarihî dönemin kapısını ifade ediyor. Her birinin şartları ve sonuçları farklıdır. Fakat bunları aynı tarihî yürüyüşün farklı safhaları olarak okuyabiliriz.” dedi.

ERZURUM’UN TARİHİ 1071’İN ÖNCESİNİ DE ANLATIYOR

Aydemir’in değerlendirmesinde öne çıkardığı başlıklardan biri de Erzurum’un tarihî konumu oldu.

Pasinler Ovası’nın Aras Nehri’nin yukarı havzasında bulunması, bölgeyi tarih boyunca doğu-batı geçişlerinin önemli sahalarından biri haline getirdi. Selçuklu-Bizans mücadelesinin büyük çaplı ilk karşılaşmalarından birinin burada yaşanması da Erzurum’un coğrafi önemini tarihî bir gerçekliğe dönüştürdü. Kaynaklarda Pasinler Savaşı, Türklerin Bizans’a karşı kazandığı ilk büyük zaferlerden biri olarak değerlendiriliyor. 

Aydemir, Erzurum tarihinin bu yönünün şehrin kültür, eğitim ve tanıtım çalışmalarında daha görünür hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Erzurum’u anlatırken yalnızca yakın dönem tarihine bakamayız. Pasinler Ovası’na baktığınızda yaklaşık bin yıllık bir hafızanın önünde duruyorsunuz. Burada yaşanan büyük karşılaşma, Anadolu’nun sonraki yüzyıllarını etkileyecek sürecin çok erken ve önemli safhalarından biridir.” diye konuştu.

Aydemir, tarih bilincinin şehirlerin kimliği açısından taşıdığı öneme işaret ederek, Pasinler Zaferi’nin bilimsel çalışmalar, kültür faaliyetleri, gençlere yönelik programlar ve tarih turizmi bakımından daha fazla değerlendirilmesinin Erzurum’a önemli katkı sağlayacağını söyledi.

PASİNLER’İN HAFIZASI GELECEK KUŞAKLARA TAŞINMALI

Aydemir, 978 yıl önce yaşanan bir savaşın bugün hatırlanmasının geçmişe dönük törensel bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Tarihin şehirle bağının kurulmasının, genç kuşakların yaşadıkları coğrafyayı tanımaları açısından önem taşıdığını belirtti.

Pasinler’in tarihî öneminin ulusal ölçekte daha görünür hale getirilmesini isteyen Aydemir, üniversitelerin, tarihçilerin, kültür kurumlarının ve yerel kuruluşların bu konuda üreteceği çalışmaların kalıcı bir hafıza oluşturabileceğine dikkat çekti.

“Gençlerimize Pasinler’in nerede olduğunu öğretmenin ötesine geçmeliyiz; neden önemli olduğunu anlatmalıyız.” diyen Aydemir, şöyle devam etti:

“Bir genç Pasinler Ovası’na baktığında orada 1048’i görebilmeli. Erzurum Kalesi’ne, Hasankale’ye, ovaya ve dağlara baktığında yaşadığı şehrin Anadolu tarihindeki yerini kavrayabilmeli. Tarih böyle yaşar. Bilgi hafızaya, hafıza aidiyete dönüşür.”

Aydemir, Pasinler Zaferi’nin 978. yıl dönümünde İbrahim Yınal, Kutalmış ve Selçuklu askerlerini rahmet ve minnetle andığını belirterek, “Pasinler, Erzurum’un millet tarihine vurduğu çok eski ve çok güçlü mühürlerden biridir. Bu büyük mirası bilmek, araştırmak ve gelecek nesillere ulaştırmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

 
Yumaklı Gaziler Günü etkinliğine katıldı
 
Erzurum’da çocuklar iklim için harekete geçti
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Aydemir: Mekke’nin güvenliği İslam âleminin ortak meselesi
Aydemir, Mekke’ye yönelen saldırı girişiminin failinden bağımsız olarak ...
Türk Dünyası Festivali yoğun ilgiyle başladı
Ankara’nın Sincan ilçesinde düzenlenen Türk Dünyası Festivali’nde, Türk ...
Aydemir: Darbelerin bıraktığı vesayet izleri sivil anayasa ile silinmeli
Aydemir, 12 Eylül’ün yıl dönümünde Türkiye’nin demokratik geleceğinin ...
 
Bozkırın Eşsiz Sesi Manarbek Erjanov eserleriyle anıldı
Kazakistan'ın seçkin ses ve dombra sanatçısı, bestekâr ve oyuncusu Manarbek ...
Çiftçi'den TÜRKPOL kurulması teklifi
Çiftçi, Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nın ...
Suriye’de Türkçe yerine Fransızca !!
Irak Meclisi Türkmen Grubu Başkanı Erşat Salihi, Suriye’de Türkçe derslerinin ...
 
‘Göğe Yazılmış Bir Alp’ K.Makedonya’da sahnelendi
Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü tarafından ...
Gökalp’in mirası 'Göğe Yazılmış Bir Alp' Balkanlarda
Ziya Gökalp’in mirası "Göğe Yazılmış Bir Alp" oyunuyla Balkanlara taşınıyor
Türk Dünyasının acı kaybı
Kırım Tatar millî hareketinin emektar ismi, Kırım Tatar Millî Kurultayı ...
 
YAZARLAR
Ahmet Göksan
Ahmet Göksan
Kudurmuşun Alışmışı
Ö. Faruk Kayaalp
Ö. Faruk Kayaalp
Doğu Türkistan, Pamir Türkleri, Gönül Coğrafyamız ve Aydın’ın Tespitleri
Baki Gezmiş
Baki Gezmiş
Huzurun Kapısındaki Nöbetçi
İslamhan Bulutlar
İslamhan Bulutlar
4 Şahit mi Yapay Zeka mı?
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
Sözün de bir ahlakı var
Can Umut Avcıgil
Can Umut Avcıgil
Vicdanın Sesi Kısılırsa
ERZURUM GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Erzurum’un 2026 Beklentileri:

Göçün durması
Hızlı Tren
Doğalgaz ve enerjide indirim
Stadyum
Direkt uçak seferlerinin artırılması
Erzurumspor’un Süper Lige yükselmesi
2. OSB’nin tam kapasiteye ulaşması
Yatay yapılaşmaya geçilmesi
Tarımsal sanayi yatırımları


Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
ERZURUM
FACEBOOK'TA ERZURUM GAZETESİ
TWITTER'DA ERZURUM GAZETESİ
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva