Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Mekke-i Mükerreme yakınlarında etkisiz hale getirilen insansız hava aracına ilişkin değerlendirmesinde, kutsal beldelerin hiçbir çatışmanın, hesaplaşmanın ya da güç mücadelesinin sahasına dönüştürülemeyeceğini söyledi.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Yemen’den gönderildiğini açıkladığı bir İHA’nın Mekke’nin güneyinde, kentin yasaklı hava sahasına girmeden önce imha edildiğini duyurdu. Koalisyon Sözcüsü Turki el-Maliki, Mekke’nin güvenliğinin korunmasını “kırmızı çizgi” olarak nitelendirdi. Yemen’deki Husiler ise Mekke veya diğer kutsal mekânları hedef aldıkları iddiasını reddetti.
Aydemir, fail konusunda yürütülecek soruşturmanın ve ortaya konulacak delillerin belirleyici olması gerektiğini ifade ederek, meselenin daha büyük boyutunun Mekke’ye yönelik bir tehdidin ortaya çıkmış olması olduğunu kaydetti.
“NEREDEN GELİRSE GELSİN AYNI KARARLILIKLA KARŞISINDA DURULMALI”
Aydemir, “Bu saldırı girişimi nereden gelirse gelsin, kim tarafından gerçekleştirilmiş olursa olsun tavrımız açıktır. Mekke-i Mükerreme’ye yönelen bir tehdit, bütün İslam âleminin ortak mukaddesatına yönelmiş bir tehdittir. Kâbe-i Muazzama milyonlarca Müslümanın yöneldiği kıbledir. Dolayısıyla burada mesele herhangi bir ülke, grup veya bölgesel ihtilafın çok ötesindedir” dedi.
Saldırı girişiminin bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Aydemir, sorumluların delilleriyle ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.
Aydemir, “Fail konusunda peşin hüküm yerine hakikatin ortaya çıkarılması esastır. Ancak kim gerçekleştirmişse gerçekleştirsin, sorumluları bulunmalı ve hukuk çerçevesinde mutlaka cezalandırılmalıdır. Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliği konusunda hiçbir tereddüde, belirsizliğe veya müsamahaya yer bırakılamaz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Mekke’yi hedef aldığı belirtilen İHA saldırı girişimini kınadı. Olayın ardından farklı İslam ülkelerinden ve İslam İşbirliği Teşkilatı çevresinden de tepki ve dayanışma mesajları geldi.
“HAREMEYN BİR ÇATIŞMA ALANI HALİNE GETİRİLEMEZ”
Bölgesel ihtilafların kutsal mekânların güvenliğine ulaşmasının son derece tehlikeli bir eşik oluşturacağını belirten Aydemir, Haremeyn-i Şerifeyn’in her türlü askerî ve siyasi hesaplaşmanın dışında tutulmasının ortak bir İslami sorumluluk olduğunu ifade etti.
Aydemir, “Müslümanların kıblesinin bulunduğu Mekke-i Mükerreme ile Mescid-i Nebevî’nin bulunduğu Medine-i Münevvere bütün ümmetin müşterek emanetidir. Bu iki mukaddes beldenin huzurunu hedef alan her girişim karşısında İslam dünyasının ortak bir hassasiyet göstermesi gerekir” diye konuştu.
Bölgedeki çatışmaların son dönemde yeniden ağırlaştığına dikkat çeken Aydemir, bunun kutsal beldelerin güvenliğine kadar uzanan bir tehdit zincirine dönüşmesine fırsat verilmemesi gerektiğini kaydetti. Son gelişmeler, Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler arasındaki çatışmanın füze ve İHA saldırılarıyla genişlediği bir dönemde yaşandı.
“İSLAM DÜNYASI ORTAK BİR GÜVENLİK HASSASİYETİ GÖSTERMELİ”
Aydemir, yaşanan hadisenin İslam ülkeleri açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir güvenlik meselesi ortaya çıkardığını belirtti. Haremeyn’in korunmasının Suudi Arabistan’ın egemenlik ve güvenlik sorumluluğu içerisinde bulunduğunu, bunun yanında kutsal beldelerin taşıdığı manevi değerin bütün Müslümanları ilgilendirdiğini ifade etti.
“İslam coğrafyasında yeni cepheler açılmasının hiç kimseye faydası yoktur” diyen Aydemir, mevcut ihtilafların kutsal mekânlara taşınmasının önüne geçilmesi, gerilimin düşürülmesi ve diplomatik kanalların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Aydemir sözlerini şöyle tamamladı:
“Mekke-i Mükerreme’yi hedef alan bu alçak saldırı girişimini şiddetle lanetliyorum. Nereden gelirse gelsin, arkasında kim bulunursa bulunsun, bütün yönleriyle aydınlatılmalı ve sorumluları mutlaka cezalandırılmalıdır. Haremeyn-i Şerifeyn’in huzuru bütün İslam âleminin hassasiyetidir. İslam dünyasının ihtiyacı çatışmanın büyümesi değil; aklıselimin hâkim olması, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı barışın tesisidir. Suudi Arabistan halkına ve bütün İslam âlemine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”