Aydemir, Nurettin Topçu’nun yalnızca bir akademisyen ya da eğitimci olarak değil, aynı zamanda ahlâkı, iradeyi ve millet şuurunu merkeze alan düşünce dünyasıyla Türkiye’nin fikrî hayatına yön veren müstesna şahsiyetlerden biri olduğunu belirtti.
ANADOLU İRFANINI MERKEZE ALDI
Açıklamasında Topçu’nun hayatını Batı ile Doğu arasında bir tercih değil, hakikatin izini süren fikrî bir yürüyüş olarak değerlendiren Aydemir, Fransa’da aldığı yüksek eğitime rağmen Anadolu’nun irfanını ve manevi değerlerini esas alan yaklaşımının bugün de önemini koruduğunu kaydetti.
Topçu’nun eğitim anlayışının bilgi aktarmanın ötesinde karakter, şahsiyet ve sorumluluk inşasını hedeflediğini dile getiren Aydemir, onun kaleme aldığı eserlerin yalnızca kendi dönemine değil, geleceğe de ışık tutan temel metinler arasında yer aldığını ifade etti.
ERZURUM KÖKLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Nurettin Topçu’nun İstanbul’da dünyaya gelmesine rağmen baba tarafından Erzurum’un köklü ailelerinden Topçuzâdeler’e mensup olduğuna işaret eden Aydemir, aile hafızasında Erzurum’un önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Erzurum’un yetiştirdiği ilim, irfan ve fikir geleneğinin Topçu’nun düşünce dünyasında güçlü izler bıraktığını ifade eden Aydemir, Anadolu’nun ruhunu anlamaya yönelik yaklaşımının bu tarihî ve kültürel birikimden beslendiğini vurguladı.
FİKİR MİRASI YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR
Aydemir, 1939 yılında yayımlanmaya başlayan Hareket dergisiyle geniş bir fikir çevresi oluşturan Topçu’nun, ahlâk, eğitim, kültür ve millet anlayışı üzerine geliştirdiği görüşlerin bugün de canlılığını koruduğunu belirtti.
“İsyan Ahlâkı”, “Türkiye’nin Maarif Davası”, “Yarınki Türkiye”, “Ahlâk Nizamı”, “İradenin Davası”, “İslâm ve İnsan” ile diğer eserlerinin düşünce hayatının temel kaynakları arasında bulunduğunu ifade eden Aydemir, bu eserlerin genç kuşaklar tarafından okunmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.
VEFA, MİLLETLERİN HAFIZASIDIR
Aydemir, açıklamasının sonunda, “Hayatını ilme, ahlâka, eğitime ve milletimizin fikrî dirilişine adayan Nurettin Topçu’yu vefatının yıl dönümünde rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyoruz. Geride bıraktığı eserler ve fikir mirası, Türkiye’nin kültür ve düşünce hayatına yön vermeyi sürdürecektir. Büyük fikir adamlarını anmak, sadece geçmişe vefa değil, geleceğe karşı sorumluluğun da gereğidir.” ifadelerini kullandı.