Bazı fotoğraflar vardır.
Yıllar geçer...
Solmaz.
Çünkü mürekkebi kâğıda değil, hafızaya basılmıştır.
Bir zamanlar başörtüsünü örttüler.
Sonra sesi örttüler.
Sonra kürsüyü...
Sonra diplomayı...
Sonra sevinci...
Şimdi...
Bir ayeti örtmeye kalktılar.
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!"
Demek ki yıllar değişiyor.
Binalar değişiyor.
Nesiller değişiyor.
Ama bazı zihinler aynı rafta beklemeye devam ediyor.
***
Türkiye'nin yakın tarihi yalnızca hükümetlerin tarihi değildir.
Aynı zamanda yasakların tarihidir.
Kimi zaman üniversite kapısında durdurulan bir genç kızdır.
Kimi zaman kürsüden indirilen bir bölüm birincisidir.
Kimi zaman diplomasını alamayan bir öğrencidir.
O günlerde yasak koyanlar, yaptıklarının "çağdaşlık" olduğuna inanıyordu.
Bugün dönüp bakınca geriye yalnızca utanç kalıyor.
Çünkü hiçbir yasak tarihin karşısında uzun süre ayakta duramadı.
***
Yeditepe Üniversitesi'ndeki görüntüler işte bu yüzden yalnızca bir mezuniyet tartışması değildir.
Bir pankart meselesi de değildir.
Mesele şudur:
Bir insan, inandığı bir ayeti taşıdığı için başkalarının fiziksel ve fiilî engellemesiyle karşılaşabilir mi?
Beğenmeyebilirsiniz.
Katılmayabilirsiniz.
Eleştirebilirsiniz.
Ama görünmesini engellemeye kalktığınız anda fikirle değil, tahammülsüzlükle konuşmuş olursunuz.
İfade özgürlüğü, yalnızca sizin hoşunuza giden sözler için varsa, onun adı özgürlük değildir.
***
Dikkat edin...
Yıllardır aynı cümleyi kuruyoruz.
"Herkes için özgürlük."
Ne eksik...
Ne fazla...
Herkes için.
İnanan için de...
İnanmayan için de...
Başörtülü için de...
Başörtüsüz için de...
Bir ayeti taşıyan için de...
Başka bir düşünceyi taşıyan için de...
Hukuk bunu sağlayabildiği ölçüde güçlüdür.
Üniversite de bunu koruyabildiği ölçüde üniversitedir.
***
Yeditepe Üniversitesi yönetiminin yaptığı açıklama önemlidir.
İnanç özgürlüğünün güvence altında olduğunu ve yaşanan olayın soruşturulacağını duyurdu.
Şimdi asıl mesele, bu sözlerin uygulamayla desteklenmesidir.
Çünkü toplumun hafızası güçlüdür.
Verilen sözleri de...
Tutulan sözleri de...
Tutulmayanları da unutmaz.
***
Bir ülke, farklı düşünen insanların aynı kampüste yan yana mezun olabildiği kadar güçlüdür.
Bir ayeti taşıyan öğrencinin de...
Bölücü, hainane olmayan başka bir düşünceyi savunan öğrencinin de...
Korkmadan yürüyebildiği gün, yalnızca bir mezuniyet töreni değil, demokrasi de mezun olmuş olur.
Ve belki o gün...
Hiç kimse başkasının inancını örtmeye çalışmaz.
Çünkü bilir ki...
Hakikat, üzeri kapatılarak kaybolmaz.