Türkiye'nin turizm alanındaki uluslararası göstergelerini değerlendiren önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, sektörün gelecek dönem büyümesinde Anadolu şehirlerinin ekonomik payının artırılmasına yönelik yeni bir yaklaşımın yararlı olacağını ifade etti.
Türkiye'nin Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde 2019 yılında 47'nci sıradayken 2026 yılında 36'ncı sıraya yükselmesini değerlendiren Aydemir, 11 basamaklık ilerlemenin ülkenin turizm altyapısında ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından önemli olduğunu belirtti.
Aydemir, Türkiye'nin uluslararası turizm pazarında kazandığı birikimin, şehirlerin üretim ve istihdam kapasitesini geliştirecek yeni ekonomik uygulamalara dönüştürülebileceğini kaydetti.
TURİZM GELİRİNİN ŞEHİRLERDE KALMASI ÖNEMLİ
Turizm hareketliliğinin yerel ekonomiye katkısının artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunan Aydemir, özellikle küçük işletmelerin turizm gelirlerinden daha yüksek pay almasını sağlayacak bölgesel tedarik ağlarının geliştirilebileceğini ifade etti.
Aydemir, "Bir şehre gelen ziyaretçinin harcaması o şehrin çiftçisine, esnafına, üreticisine ve hizmet sunan işletmelerine ne ölçüde ulaşıyor? Turizmin ekonomik başarısını değerlendirirken bu sorunun cevabını da dikkate almalıyız. Konaklama tesislerinin çevresindeki üretim hayatıyla kurduğu bağ güçlendikçe şehir ekonomisinin kazancı artacaktır." dedi.
Turizm işletmelerinin ihtiyaç duyduğu gıda, tekstil, mobilya ve çeşitli hizmetlerin mümkün olduğu ölçüde bulundukları bölgeden karşılanmasını teşvik edecek gönüllü iş birliği modellerinin değerlendirilebileceğini belirten Aydemir, böyle bir yaklaşımın yerel üreticilere yeni pazar imkânları sağlayabileceğini vurguladı.
ERZURUM'DAN ANADOLU'YA DÖRT MEVSİMLİK EKONOMİ
Türkiye'nin turizm kapasitesinin yılın tamamına yayılabilecek geniş bir coğrafi çeşitliliğe sahip olduğunu belirten Aydemir, Erzurum gibi kış turizmiyle öne çıkan şehirlerin farklı mevsimlerde de ziyaretçi çekebilecek imkânlarının ekonomik programlarla desteklenmesinin yararlı olacağını değerlendirdi.
Aydemir, "Palandöken'e gelen bir ziyaretçinin şehir merkezindeki ticarete, yöresel ürünlere ve çevre ilçelerdeki ekonomik hayata katkısını artıracak düzenlemeler üzerinde çalışılabilir. Kış turizmiyle kazanılan ziyaretçi ilgisi, kültür ve gastronomi gibi alanlarla bütünleştirildiğinde Erzurum için daha geniş bir ekonomik hareketlilik ortaya çıkabilir." ifadelerini kullandı.
Anadolu'nun tarihi şehirleri arasında ortak seyahat güzergâhları oluşturulmasının da değerlendirilebileceğini kaydeden Aydemir, ziyaretçinin birden fazla şehirde konaklamasını sağlayacak bölgesel iş birliklerinin küçük işletmeler açısından yeni fırsatlar doğurabileceğine dikkat çekti.
YENİ ÖNERİ: TURİZMDE YEREL KATKI KARNESİ
Turizm yatırımlarının şehir ekonomisine sağladığı katkının daha görünür hâle getirilmesi amacıyla "Turizmde Yerel Katkı Karnesi" adıyla gönüllü bir değerlendirme sisteminin geliştirilebileceğini belirten Aydemir, bu uygulamanın işletmelerin yerel ekonomiyle kurduğu ilişkiyi ölçebileceğini söyledi.
Aydemir, önerisinin kapsamını şöyle açıkladı:
"Bir turizm işletmesinin bölgeden yaptığı alımlar, yerel istihdama katkısı, yöresel ürünlere sağladığı pazar ve küçük işletmelerle geliştirdiği ticari ilişkiler belirli göstergelerle değerlendirilebilir. İşletmeler bu bilgileri gönüllü olarak paylaşabilir. Böylece yatırımın bulunduğu şehre kazandırdığı ekonomik değer daha açık biçimde görülebilir."
Söz konusu sistemin işletmelere yeni bir bürokratik yük getirmeden, mevcut kayıtlar üzerinden ve basit ölçütlerle yürütülebileceğini belirten Aydemir, uygulamanın ilk aşamada seçilecek turizm merkezlerinde pilot olarak denenmesinin uygun olacağını ifade etti.
ULUSLARARASI İLERLEME YENİ YATIRIM FIRSATLARI SUNUYOR
Türkiye'nin 2026 endeksinde 36'ncı sıraya yükselmesinin yanı sıra turizmin sosyoekonomik etki göstergesindeki yüzde 8,3'lük artışa da değinen Aydemir, sektörün ekonomik etkilerinin daha ayrıntılı incelenmesinin yatırım politikalarına katkı sağlayacağını belirtti.
Türkiye'de 2 bin 650'den fazla turizm tesisinin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi sertifikasyonu kapsamında bulunmasını da değerlendiren Aydemir, mevcut turizm altyapısının yerel üretimle ilişkisini güçlendirecek uygulamaların yaygınlaştırılabileceğini kaydetti.
Aydemir, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde turizmden elde ettiği ekonomik değeri daha fazla şehre taşıyabilecek imkânlara sahip olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Turizmde ulaştığımız uluslararası seviye kıymetlidir. Şimdi bu birikimin Anadolu'nun çarşısına, üretim atölyesine, çiftçisine ve genç girişimcisine daha güçlü biçimde ulaşmasını sağlayacak yöntemleri geliştirebiliriz. Turizmden kazanan şehirlerin çoğalması, Türkiye'nin ekonomik gücüne de yeni bir derinlik kazandıracaktır."