ford ercihan otomotiv
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden Türkiye Teknoloji
Erzurumlu esnafın Süper Lig beklentisi
Erzurumlu esnafın Süper Lig beklentisi
Erzurumspor yönetimi, Beşiktaş Heyetini ziyaret etti
Erzurumspor yönetimi, Beşiktaş Heyetini ziyaret etti
Erzurumspor yönetimi, Beşiktaş maçı öncesi kenetlendi
Erzurumspor yönetimi, Beşiktaş maçı öncesi kenetlendi
Kuaförlerde bayram yoğunluğu
Kuaförlerde bayram yoğunluğu
İmamhatip'ten örnek kampanya
İmamhatip'ten örnek kampanya

Cahit Okcu

Kısa Boylular!..
5 Şubat 2018 Pazartesi

Üstü başından ziyade kademi, hali, halesi hırpani bir kırık kanatlı kuş, bir adam. Umut kuyruğunda soğumuş, fuar yolunda demlenmiş ola ki,  karanlığa adres sora sora nasılsa yolu Camii revakına çıkmış.

                Sabah ezanı, vahası gibi gecenin. Gerçekten geceler çöle benzemez mi? Kumu karanlık, soğuğu umut. Neyse!.. Konu çöl değil ruha esen deli bir yel diye meramımıza dönelim!..  Adam pür sarhoş. Diliyle ay yalamakta. Ancak zihni ezan dolu..  Ezan dinlemekte!.. Hiç ezan okununca durup dinleyen sarhoş gördünüz mü? Bizim diyarın sarhoşları durur… Ezan bir ürperti ki, içindeki sarhoş arı çiğner. Nasılsa her yüreğin bir karanlık yüzü vardır ya! Ay gibi.. Yüreğin karanlık yüzünden geceyi süpüren bir yayla ferahlığı, bir melek nefesi mutlaka vardır.  Sıla tadı… Ezanı gurbet gurbet  fısıldamak vardır ya, ezan sıla sıla gelin olmaya başlar. Sonra yakından ırağa dua...

 Sarhoşun duasından ne olur cüretinde olanlardan  biri daha var ürperen. Camiye girerken Sarhoşa uzun uzun bakar. Bir sarhoşa bakar bir dualarına kulak verir. Nihayet, biraz kızgın, biraz ukala bir sitemle, ya der, bir haline bak birde istediklerine, ayıptır günahtır, kalk savuş buradan!.. Sarhoş tek cümle eder adama. ‘Seneneki senden mi istirem!..’   

Sözüm konuşurken öksürür gibi konuşanlara elbet. Balgam yerine yüreğini tüküren, kendi mahallesinden olmayanları adressiz sokaklara dolduran efendilere. Belki efendi olmak için kaç bekleme salonunda tükürülmüş… Ayakkabılarını ters giyerek farkındalık forsu atan,  ruhu daralı, aklı saralı sarhoş olmasına gerek kalmayan insan!. Farkındalık diyorsam, tersiyle düzü aynı okunan, arkası neyse önü de o olan ‘makam’ kelimesi tipi insanları anlıyorum. Kedisine göre sınıf oluşturan, mevsim için güneşi ayartan, tesbihi için parmak ve iman kiralayan…

Makam insanlar.  Sormak lazım? Sen hangi kavurmanın kazısınız böyle? Yeminiz sağanak, suyunuz kaynak?..

Bir yazımda demiştim ya, avuçları sargı bezine benzeyen insanlar. Bu insanlar revaklarda Yaradan’dan dilenmesin de ne yapsınlar? Herkesin bildiği hakikat, yalnızca garibanların yalanı olmuşsa, her kedi kaplan olması için besleniyorsa ve her kaz kavurma yapmak için, ne demeli?

 Bizim hikayemizde şu minarenin boyu kısa diye o minarede ezanlar kısık sesle okunmaz. Muma üfüren karanlık kimin nefesidir Yaradan bilir. Yokuş çıkanların nefesi buğulu olur, anlıyorsunuz ya. Kısa boylular kaldırımlarda, camekan önlerinde, maç bileti kuyruğunda, alkış korosunda, oy sırasında, ‘apartımanın’ mantolama kalıbında.. Her kuytuda mum, her parkta bank… Saydığın her çay bardağında soğuk avuç.

İnsanlar yaza benzer, kışa, bahara benzer. Sonbahar koruluklarında yapraklar kışa şilte olacak kadar çoktur. Çoktur ya! Hep kısa boylu ağaçlar yaprak dökmüştür.

Kısa boylular!.. Evet, yüreklerinden gayrı sobaları yoktur. Alınları koridorları olan kış revakları gibidir. Bazen kaderlerinden kovulurlar, bazen camii avlusundan kovulurlar. Fukaralıklarını yazan olur, fukaralıklarından şiir kitapları yazılır, ancak bunlar cevabı olan sorular ve hoşgörü riyalarından ibaret bir şeyler olarak kalır.

Kısa boylular fukara olur. Alın teri demler çaylarını, ekmek araları boş ama mutludur. Umutlar tekme atılan boş salça kutuları gibi tangır tungur gülümser.  Kırık yumurtalar ve defolu bayram iskarpinleri arkadaştır. Sade gülümseyenler günleri değil yevmiyelerini sayarlar. Onlar fabrikada duman, manavda geçen haftanın ıspanağı, konak parselinde kazık, matbaada kağıt, darphanede kalıp, daha bilmem hangi dünün kısa hikayesi, hangi yarının temennisinde gar şarkısı…  Sen mancılık taşı de, ben mantığın gülü diyeyim…

Ama mutluluk onlar için yaradılmıştır. Onlar mutluluğu da ağıtı da iyi tanır. Ağır tabutları bu yüzden hep kısa boylular taşır. Bar toyunda kıvrılmazlar nede oraları buraları oynar.

Böyle işte!.. Kısa boylu olmaya

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ERZURUM
ERZURUM GAZETESİ
YAZARLAR
Ahmet Göksan
Ahmet Göksan
Çöpün Armudu
Kadir Sabuncuoğlu
Kadir Sabuncuoğlu
Kurbanı Kime Verelim?
M.Tevhit Gülseven
M.Tevhit Gülseven
Oyunları Bozacak Güce Sahibiz
Vahdet Nafiz Aksu
Vahdet Nafiz Aksu
Bir Savaş mı Bu?
Cahit Okcu
Cahit Okcu
Üç Kötü, Bir İyi…
Metin Öztürk
Metin Öztürk
Gaytar Mene Gençliğimi
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
ANKET
Palandöken ve Konaklı Kayak Merkezine

Hiç Gitmedim
1 Kerre gittim
1'den fazla gittim
Her hafta sonu gidiyorum

Sonuçları göster Anket arşivi
FACEBOOK'TA ERZURUM GAZETESİ
TWITTER'DA ERZURUM GAZETESİ
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva