ford ercihan otomotiv
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden Türkiye Teknoloji Seçime Doğru
PKK'nın kadın yapılanmasına darbe
PKK'nın kadın yapılanmasına darbe
Bursa’dan Oltu Çayüstü’ne hijyen köprüsü
Bursa’dan Oltu Çayüstü’ne hijyen köprüsü
İspir’de hijyen mesaisi
İspir’de hijyen mesaisi
5 güzergah trafiğe kapatıldı
5 güzergah trafiğe kapatıldı
Tarım işçilerine hijyen desteği
Tarım işçilerine hijyen desteği
HABERLER>ARAŞTIRMA İNCELEME
19 Şubat 2020 Çarşamba - 10:09

‘Türk örfünde afları yok !’

Eski Türk Uygarlıklarında uygulanan cezalar hakkında bilgi veren Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, bu toplumlarda kadına ve çocuğa tecavüzün, vatan hainliğinin, masum birini kasten öldürmenin cezasının idam olduğunu söyledi.

‘Türk örfünde afları yok !’

Eski Türk Uygarlıklarında uygulanan cezalar hakkında bilgi veren Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, bu toplumlarda kadına ve çocuğa tecavüzün, vatan hainliğinin, masum birini kasten öldürmenin cezasının idam olduğunu söyledi.

Türk tarihi boyunca kurulan bütün devletlerde, töre diye isimlendirilen hukuk sistemine sıkı bir bağlılık görüldüğünü ifade eden Eğilmez, bugün modern toplumlarda ayıp sayılan ama herhangi bir ceza karşılığı olmayan unsurların Türk töresi içerisinde bir cezayla yaptırımın uygulandığını belirtti. Eğilmez, “Mesela, yere tükürmek toplum tarafından hoş karşılanmayan bir davranış ama bunun caydırıcı bir cezası yoktur. Ağaç kesmek, bitkiye zarar vermek, hayvanlara zarar vermek Türk töresi içerisinde bunların ciddi anlamda tazminat, ceza usulleri var. Bunun yanında dayak cezası vardı” dedi.

Suçların cezalarının 5 başlıkta kategorize edilebildiğini kaydeden Eğilmez, “Bu başlıkları kamuya karşı işlenen suçların cezaları, inançlara ve tabulara karşı işlenen suçların cezaları, namusa karşı işlenen suçların cezaları, cinsel suçların cezaları var birde devlete karşı işlenen suçların cezaları var. 5 maddede kategorize edilebilir. Para cezası, dayak cezası, hapis cezası, sürgün cezası var ve birde en ağır olanlar bedene karşı yapılanlardı. Organ eksiltme, idam etme şeklinde cezalar görebiliyoruz. Türk töresinin en tepkili olduğu konu kadın ve çocuklara karşı işlenen suçlardır. Bilerek yada tasarlayarak adam öldürme, idamla karşılık buluyordu ama bazen de zor şartlarla ikna ederek tazminat karşılığında geçiştirilebiliyordu” diye konuştu.

“CEZALANDIRMA İŞLEMİ ÖLÜMDEN SONRA DA DEVAM EDİYOR”

Cinayet, kadına ya da çocuğu tecavüz gerçekleşiyorsa bunun cezasının ölüm olduğunu vurgulayan Eğilmez, “Kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla 1050’li yıllarda en hafifi tecavüz suçunun karşılığı 300 sopaydı. Eski Türkçede ceza uygulanan sopa ya da kamçılara berge ismi veriliyordu. Ama bu 300 sopanın da sonucunda insan bedeni dayanmıyor ve bu ceza da ölümle sonuçlanıyordu. Kadın ve çocuklara işlenen suçlarda cezalar kamuoyu önünde gerçekleştirilip ibret olması sağlanıyordu ve ceza ölümden sonra da devam ediyordu. Mesela, 1156 yılında Malatya’da bir Ermeni Papaz, kilisede yalnız kaldığı sırada günah çıkarmaya gelen yeni nişanlanmış bir genç kızdan yaralanmak istiyor. Bu genç kız buna itiraz ediyor ama bu itirazları papaz fiziksel güç kullanarak bertaraf edip genç kıza tecavüz ediyor. Sonrasında bu olayın duyulmaması için genç kızın başını taşla ezerek öldürüyor. Otorite bu suçtan papazı ele geçirdikten sonra derisini yüzerek öldürüyor ve cesedini de kamuoyu önünde yakıyor. Bu şu mesajı veriyor; ibretlik bir cezadır, bir daha toplum tarafından işlenmemesi işlendiği taktirde de başına neler gelebileceğinin bilinmesi için yapıyorlar. Çocuklara karşı işlenen suçlara işkenceli ölüm cezaları veriliyor. Derisi yüzülüyor, ağaçlarla gerdirilerek öldürülüyor, bazı bölgelerde kaynar sulara atılıyor. Bu kadar şiddetli cezalar olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“VATAN HAİNLİĞİ, HIRSIZLIK GİBİ SUÇLARIN CEZALARI DA İDAM OLMUŞTUR”

Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez son olarak şu açıklamalarda bulundu:

“Devlete karşı işlenen suçlarda vatan hainliği, görevi kötüye kullanma, halka zulmetme suçlarının da Türklerde ölüm cezası ile son bulduğunu görebiliyoruz. Hırsızlığa Türk toplumu çok tepkilidir. Kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla Göktürklerde, Hunlarda, Bulgar Türklerinde ve Kırgız Türklerinde de büyük hırsızlık cezasının ölüm olduğunu belirtebiliriz. Töre çok sıkı kurallarla çevrelenmiş bir yapıya sahip. Bununla beraber devletin başındaki Türk Hükümdarı yargının da başı kabul ediliyor. Devlete, millete veya şahsına karşı işlenen suçlarda da kendisi yargıda bulunabiliyor. Vatan hainlerine, saltanata karşı işlenen suçlarda, hazine yağmalanmalarında, görevi kötüye kullanmada verdiği ölüm cezalarına ‘siyaseten katl’ ismini veriyoruz. Türk töresinde ki bu uygulama İslam Hukuku ile de örtüşüyor.”

 
TÜSEB'ten Yerli ve Milli İlaç üretim atağı
 
Karataş yangınzedelerin üzüntüsünü paylaştı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
YÖK erişimi artırdı, ulusal tez merkezine ilgi arttı
YÖK, ‘Ulusal Tez Merkezi’ne dair 2019 yılı istatistiklerini açıkladı. ...
Araştırma Hastanesi bünyesinde yeni birim
Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi kapsamında geçtiğimiz ...
Avrupa ile PKK/PYD arasındaki kirli pazarlık
Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Deneği (ASİMED) Başkanı Eğilmez: ...
 
Akademisyenlere veri tabanları hakkında eğitim verildi
Atatürk Üniversitesinin en önemli projelerinden biri olan Yeni Nesil Üniversite ...
TÜSEB bir ilki başarma yolunda
Başkanlığını Prof. Dr. Mardinoğlu’nun, Genel Sekreterliğini Erzurumlu ...
Sebze üretimine bilimsel yaklaşım
Atatürk Üniversitesi ile Erzurum İli Sebze Üreticileri Derneği arasında, ...
 
ABD’nin sözde planına bilimsel tepki
Atatürk Üniversitesi Kudüs Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ...
OHAL raporu açıklandı
FETÖ’nün yasa dışı faaliyetlerinin tespitinden karar örneklerine kadar ...
ATAUNİ GUHAM vizyon büyüttü
Atatürk Üniversitesi Gıda ve Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezine ...
 
ERZURUM GAZETESİ
YAZARLAR
M.Tevhit Gülseven
M.Tevhit Gülseven
Dünyayı Kendi Rengimize Boyamayalım
İstemihan Avcıgil
İstemihan Avcıgil
Baştan sona Erzurum Milletvekilleri
Ahmet Göksan
Ahmet Göksan
Virüsümüzün Kendisi
Baki Gezmiş
Baki Gezmiş
Her Şerde Bir Hayır Vardır Mutlaka..
Erdal Güzel
Erdal Güzel
Ocağı Şenolası Doktorlar
Vahdet Nafiz Aksu
Vahdet Nafiz Aksu
Çöken Bir Binanın Yanında Gözyaşı Dökmemek İçin
ERZURUM
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
ANKET
Sizce, Erzurum'un 2023 Sürecinde Önceliği

Tarım
Turizm
Eğitim
Ulaşım
Şehircilik
Sanayi
Sosyal Performans

Sonuçları göster Anket arşivi
FACEBOOK'TA ERZURUM GAZETESİ
TWITTER'DA ERZURUM GAZETESİ
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva