ford ercihan otomotiv
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden Türkiye Teknoloji
Sekmen: “Şimdi şahlanış vakti”
Sekmen: “Şimdi şahlanış vakti”
Kasımi’den veda turu
Kasımi’den veda turu
Korkut MHP adaylarını ağırladı
Korkut MHP adaylarını ağırladı
ETÜ’den eğitim çalıştayı
ETÜ’den eğitim çalıştayı
Deligöz seçmenden destek istedi
Deligöz seçmenden destek istedi

Vahdet Nafiz Aksu

Seçen Seçilen İlişkisi
28 Mayıs 2018 Pazartesi

Yıllardır müşahede ettiğim bir gerçek var.

Helal oylarımızla iş başına getirdiğimiz siyasetçi dostlarımıza karşı iki davranış biçimi sergiliyoruz.

Kendilerini gördüğümüzde asla hürmette kusur etmiyoruz, bihakkın karşılayıp uğurluyoruz, izzet ikramdan geri durmuyoruz. Bu birinci, aleni davranış biçimimiz.

Bir de bu zatlar hakkında yedek kanaatlerimiz var. İşte onu gıyaplarında dile getiriyoruz. Onların hazır bulunmadığı dost meclislerinde, yarenliklerde, ayaküstü sohbetlerde seçtiklerimize karşı yeterince kibar ve hakşinas olmuyor bazılarımız. Haklı haksız çok eleştiriyoruz onları, hani debbağın sevdiği deriyi yerden yere vurması gibi, eleştiri oklarını yüreklerine nişan alıyoruz.

Bir şey daha dikkatimi çekiyor, atanmışlara karşı sanki biraz daha müsamahakârız. Mesela bir valiye, kaymakama, bürokrata fazla ilişmiyoruz, kabahatlerini görmezden gelme eğilimindeyiz.

Sanırım seçilmiş kadroların yetki ve sorumluluklarını abartıyoruz biraz. Onları her kelamları padişah buyruğu kişiler zannediyoruz. Kanun, mevzuat, kuralın bağlamadığı Süpermenler farz ediyoruz. Böyle olunca da beklentilerimiz makulün dışına taşıyor.

Aklım kesmiş keseli seçenle seçilen ilişkilerindeki sorunlu alanlar dikkatimi çekmiştir hep, başta da söylediğim gibi.

Şark medeniyetinde tenkit müessesesi pek gelişmemiştir, diyenler haksız sayılmaz. Ya sınırsız övgü yahut insafsızca eleştiri sağanağı hâkimdir bizde.

Adalet terazisinin bir kefesine kusurları, diğerine marifetleri koyup tartmayız, ya iyilik gözümüzü kapatırız, ya kusur gözümüzü körleştiririz.

Bu iyi değil… Yiğidin hakkını yiğide vermektir adalet. Mertlik, dostu edep dairesinde dostça uyarmaktır. Özellikle yetkili mevkilerdeki dostlarımıza en büyük hediyemiz, onların yanlışlarını, hatalarını, kusurlarını yüzlerine söylemek, adap ve edebince ikaz etmektir.

Yüzüne söylemediğimiz şeyleri, arkasından saydırmak, gıybet çukurlarına yuvarlanmak değil midir? Ve hak etmişlerse övgüyü de esirgememeliyiz hizmet erbabından, hem yüzüne karşı, hem gıyabında. Marifet iltifat dengesi şanlı vicdanların alametifarikasıdır çünkü. Kusur olarak sıraladıklarım elbette ekseriyeti, derin milleti, makul çoğunluğu itham etmeyen genel tespitler, gözlemler…

Makam mevki sahibi dostlarımızı kelamıkibar ile uyarmak boynumuzun borcu dedik ya. Yıllar önce makam mevki sahibi bir ahbabın misafiriydim. Birkaç ziyaretçi geldi, dertlerini anlattı. Dostum, kibarca özür dileyerek talepleri konusunda bir gelişme elde edemediğini,  bu konudaki iyi niyetinden emin olmalarını rica etti. Talep sahibi genç gözleri çakmak çakmak, ama son derece terbiyeli bir tavırla şöyle dedi: “ Efendim, iyi niyetinizden hiç kuşkumuz yok, bu konuda eksik olan çabanız değil, dirayetiniz!” Evet, evet aynen böyle dedi, müsaade istedi ve gitti. Ahbabım sarsıldı, “Haklı, bana müthiş bir ders verdi bu genç kızımız.” dedi.

İyi niyetle uğraştığı halde, belki yeterince ağırlık koyamadığından, belki kredisini sonuna kadar kullanmadığı için dostlarına yardımcı olamayan arkadaşlarımın çaresizliklerine şahit oldukça bu hadiseyi hatırlayıp tebessüm eder, “ Kime edeyim şikâyet, ah dirayet, ah dirayet.” Diye mırıldanırım.

Sözün burasında diyeceğim bir şey daha var. 

Hem seçim öncesinde, hem sonrasında seçtiğimiz dostlarımıza elimizden gelen desteği göstermek gibi bir vazifemiz olduğunu unutmamalıyız. Hep isteyen değil, dağarcığımızdakini dostluk sofrasına cömertçe sunan olmak yakışır bize.

 Siyasi heyeti eleştiri, alkış, fikir, öneri ile beslemek münevverin kadirşinaslık, hakşinaslık görevidir, ihmali memleket aleyhinedir.

Şimdi diyeceksiniz ki nereden icap etti bu lakırdılar. Hiç, sadece içimden geldi!

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ERZURUM
ERZURUM GAZETESİ
YAZARLAR
Cahit Okcu
Cahit Okcu
Güneşi Arayanlar..
M.Tevhit Gülseven
M.Tevhit Gülseven
İhtiyaçlar, İhtiyaçlar, İhtiyaçlar!
Metin Öztürk
Metin Öztürk
Gaytar Mene Gençliğimi
Ahmet Göksan
Ahmet Göksan
Gücün Dayanışması
Kadir Sabuncuoğlu
Kadir Sabuncuoğlu
‘Seher Yıldızı’, ‘Yıldız’ Yetiştiriyor
Vahdet Nafiz Aksu
Vahdet Nafiz Aksu
Seçen Seçilen İlişkisi
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
ANKET
Palandöken ve Konaklı Kayak Merkezine

Hiç Gitmedim
1 Kerre gittim
1'den fazla gittim
Her hafta sonu gidiyorum

Sonuçları göster Anket arşivi
FACEBOOK'TA ERZURUM GAZETESİ
TWITTER'DA ERZURUM GAZETESİ
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva