ford ercihan otomotiv
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden Türkiye Teknoloji
Erzurum patentte 21’inci sırada
Erzurum patentte 21’inci sırada
Turhan: “Ülkemiz bulunduğu coğrafyanın lideri”
Turhan: “Ülkemiz bulunduğu coğrafyanın lideri”
“Bizim bir fiziki bir de gönül coğrafyamız var”
“Bizim bir fiziki bir de gönül coğrafyamız var”
Pakdemirli'den çiftçiye müjde
Pakdemirli'den çiftçiye müjde
Yıldırım: “Bizim için Ankara neyse Taşkent de odur”
Yıldırım: “Bizim için Ankara neyse Taşkent de odur”

Oğuzhan Saygılı

Karanfil’le Başlarken
3 Şubat 2014 Pazartesi

Bu köşede kısmet olursa bundan böyle kitap tanıtımları yapacağız. Ele alacağımız yayınlar, hatıralar başta olmak üzere Türk dünyasının içinde bulunduğu krizleri anlamaya katkı sağlayacağını sandığımız eserlerden seçilecektir. Kritiği yapılacak kitaplarda anlatılan devrin sosyal ve zihniyet dünyasının yansıtılmasına dikkat çekilecektir. Ayrıca birçok arızalarımızın başat nedeni olarak gördüğümüz insan kalitemizin ortaya konulmasının kronik meselelerimizin teşhisini kolaylaştıracağına inanmaktayız.

Diğer taraftan çoğunlukla incelemesini yapacağımız kitaplar 20’nci yüzyılın başından günümüze yakın tarihimize ışık tutan eserlerden oluşacaktır. İncelediğimiz eserlerin mesajlarını olduğu gibi verirken, bu yargılardan bağımsız olarak dönem hakkında kendi kişisel vicdani kanaatlerimizi, aktörleri artık tarih olmuş kişilikleri korumacılığa veya günah keçisi yapmamaya çabalayarak ifadeye çalışacağız.

 İlk tanıtım yazımızda geçtiğimiz Kasım ayında okurlarıyla buluşan “Karanfil”[1] romanını ele alacağız. Emekli General Osman Gazi Kandemir bu ilk eserinde, 1992 yılında Azeri-Ermeni savaşına gönüllü olarak katılmaya giden bir yüzbaşının başından geçenleri hikâye ediyor. Ancak peşinen şunu söylemekte fayda var: Bu kitap bir savaş romanı değil, savaşı cephede ve cephe gerisinde yaşayan insanların hikâyesi.

 Romanda ilk göze çarpan, Çarlık Rusya’sı yıkıldığında Kafkaslarda yaşananlar ile Sovyetler dağıldığında yaşananların büyük ölçüde birbiriyle benzeşmesi. Yazar bu benzerlikleri 1918 yılındaki olaylara göndermeler yaparak ortaya koyuyor. Temel farkı ise, Osmanlı’nın Azerbaycan’a yardıma koşarak Kafkas İslam Ordusu’nu Bakü’ye kadar göndermesine karşılık Türkiye’nin yardım etmekte gecikmesinde görüyorsunuz.

 Roman tarihimizin fazlaca bilinmeyen yönlerini kişiler ve olaylar üzerinden anlatımlarla yeniden canlandırıyor. Türkçülük fikrinin ortaya çıkışı, Türk dünyasında yayılması ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda rol alışını mütevazı bir üslupla okuyor, Osmanlı’nın son dönemlerinde Orta Asya Türklüğüne uzanan kolun emarelerini buluyorsunuz. Türk İstiklal harbine katılan Azerbaycanlı Komutanlar ve hatta askeri birlikleri, işgal edilen Anadolu’dan Azerbaycan’daki yurtlara götürülen öksüz ve yetimleri öğrenince şaşırıyor, o yıllardaki dayanışmamızı bugün ile karşılaştırma ihtiyacı duyuyorsunuz.

 Bugüne geldiğinizde; işgal edilmiş toprakları kurtarmak için savaşan askerlerin duygu dünyalarını, hayata bakışlarını, cesareti, kahramanlığı, ihaneti ve korkaklığı birer insan hikayesi olarak okuyorsunuz. Komünist idare altında milli benliği zarar görmüş halkın vatanı işgal edilirken seyirci kalmasını ama o benliği korumayı becerenlerin vatanı için ölüme koşmasını ibret alarak seyrediyorsunuz. Ruhu teslim alınmış yöneticilerin farkında olmadan kimlere hizmet edebildiklerini görüyorsunuz.

 Romanın akıcı bir dili ve duru bir Türkçesi var. Baştan itibaren sonunu merak ettiren kurgusu sizi sürükleyip götürüyor.

  “Karanfil” Azerbaycan mücadele tarihini roman tarzında ele alan bildiğimiz ilk eser. Ancak anlatılanların sadece Azerbaycan’ı ve Azeri Türklerini ilgilendirmediği muhakkak. Her Türk gencinin bu romandan öğrenebileceği çok şey olduğu kanaatindeyiz. Özellikle yeni yetişen gençlerimiz için, milli değerlerimizi ve yakın tarihimizi konu edinen romancılara ve romanlara çok ihtiyacımız olduğu belli. Osman Gazi Kandemir Paşa “Karanfil” romanıyla bu alandaki eksimize dikkat çekiyor. Kendisinin benzer eserlerini dört gözle bekliyoruz.

 Ne yazık ki Azerbaycan’ın Karabağ hariç yüzde yirmi toprağı hala işgal altında. Dileğimiz Türk’ün öz yurdundaki bu işgalin bir an önce bitip, o tarihte vatanlarını terk etmek zorunda kalan bir milyondan fazla mültecinin tekrar yuvalarına dönmesi.

 Not: Bu yazı Yeni Düşünce dergisinin Ocak 2014 tarihli, 762. Sayısında yayımlanmıştır.


[1] Osman Gazi Kandemir, “Karanfil”, 504 sayfa, 2013, Ankara, Berikan Yayınevi

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ERZURUM
ERZURUM GAZETESİ
YAZARLAR
M.Tevhit Gülseven
M.Tevhit Gülseven
Doğadaki Saklı Sözler
Vahdet Nafiz Aksu
Vahdet Nafiz Aksu
TEKNOFEST'in Düşündürdükleri
Ahmet Göksan
Ahmet Göksan
Suçun Cezasızı
İsmail Aydemir
İsmail Aydemir
Nefret diye bir kavram kalır mıydı?
Kadir Sabuncuoğlu
Kadir Sabuncuoğlu
Erzurumspor Nereye Gidiyor?
Yavuz Öztürkler
Yavuz Öztürkler
Depremler Ülkesi Japonya ve Mucizesi-1
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
ANKET
Palandöken ve Konaklı Kayak Merkezine

Hiç Gitmedim
1 Kerre gittim
1'den fazla gittim
Her hafta sonu gidiyorum

Sonuçları göster Anket arşivi
FACEBOOK'TA ERZURUM GAZETESİ
TWITTER'DA ERZURUM GAZETESİ
Ana Sayfa Guncel Asayiş Siyaset Ekonomi Eğitim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Araştırma İnceleme Bölgeden
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva