Sevgili okurlar, maalesef ülkemiz nitelikli insan gücü açısından gelişmiş ülkeler ile kıyaslandığında ihtiyaca cevap vermekten epeyce uzakta olduğu görülmektedir. Özellikle de sağlık alanındaki uzman hekim açığımız bilinen bir durumdur. Bunun getirdiği bir sonuç olarak da hastanelerdeki hasta yoğunluğu, yererli muayene edilememe ve zaman kısıtı ve bazı hekimlerin kamuda çalıştığı halde kamunun imkanlarını kullanarak hastayı özel muayenehanesine veya anlaşmalı özel hastaneye yönlendirmesi nedeniyle hasta vatandaşlarımız mağdur olmaktadırlar.
Nitekim, yasama organı bu sıkıntıları görmüş olacak ki hekimlerin kamu hastanesi, özel hastane ve muayene arasında kesin bir tercih yapması gerektiğine dair Üniversite Ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 30 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Bu kanun ile birlikte hekimlerin gelirlerini %50’ye varan bir oranda artırma imkanı da getirilmiş bulunmaktadır. Bu özellikle pratisyen hekimler yönünden arayıp da bulamadıkları bir sabit gelir artırıcı bir iyileştirmedir.
Sözkonusu yasa ile birlikte ;
Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, aşağıdaki bentlerden yalnızca birindeki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.
Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, yukarıda belirtilen her bir bend kapsamında ayrı ayrı olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir.
Yani artık doktorlar kamu hastaneleri ile özel hastane veya muayayenehane arasında tercihini yapmak zorunda kalacaklardır.
Doktorlara Zorunlu Mali Sigorta Getirildi
Bu yasayla birlikte kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ile kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmaları zorunlu hale getirildi. Bu sigorta priminin yarısı kendileri tarafından, diğer yarısı döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermayeden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçelerinden ödenecektir.
Yine ayın şekilde özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan veya mesleklerini serbest olarak icra eden tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama sebebi ile kişilere verebilecekleri zararlar ile bu sebeple kendilerine yapılacak rücuları karşılamak üzere mesleki malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
Zorunlu mesleki malî sorumluluk sigortası, mesleklerini serbest olarak icra edenlerin kendileri, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanlar için ilgili özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından yaptırması gerekmektedir. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanların sigorta primlerinin yarısı kendileri tarafından, yarısı istihdam edenlerce ödenecektir.
Zorunlu sigortalara ilişkin teminat tutarları ile uygulama usul ve esasları Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca daha sonra belirlenecektir.
Bu maddedeki zorunlu sigortaları yaptırmayanlara, mülki idare amirince sigortası yaptırılmayan her kişi için beşbin Türk Lirası idari para cezası verileceği de yine yasayla hüküm altına alınmış.
Kızılay Hastaneleri Sağlık Bakanlığına Devredilecek
2005 yılında SSK hastanelerinin devrinden sonra, bu yasayla birlikte, KIZILAY’a ait olup işletilmekte bulunan hastane ve tıp merkezleri, itibaren altı ay içerisinde Sağlık Bakanlığı ile Kızılay arasında yapılacak protokolle Sağlık Bakanlığına devredilmesi kararlaştırılmış olup, sözkonusu devirle birlikte vatandaşlarımız Kızılay bünyesinde faaliyet gösteren bu hastanelerden de doğrudan doğruya hizmet alabileceklerdir.