08 Eylül 2010 Çarşamba Erzurum Gazetesi Web      
ford ercihan otomotiv
  Ana Sayfa     Söyleşi  |  Türkiye  |  Araştırma İnceleme  |  Güncel  |  Ekonomi  |  Siyaset  |  Asayiş  |  Eğitim  |  Spor  |  Kültür-Sanat  |  Sağlık-Yaşam    
 
 
 
Yalan Artık Toplumsal Bir Hastalık..!
Baki Usanmazoğlu   06 Temmuz 2009 Pazartesi

Gelin bugün basit bir yol izleyerek yazımıza başlayalım; kendimizi bir günlük dinlemeye ve takibe alalım ve bir gündeki bütün işlerimizi, davranışlarımızı ve konuşmalarımızı kontrol altında tutalım.



Günün sonunda biriktirdiğimiz verilerimizi ayrışmaya başlayalım ve doğrularımızı bir kenarda, yalanlarımızı da başka bir kenarda tutalım.



Doğruları fazla olan insanın parmakla gösterilecek kadar az olacağını eminim ki siz de kendi gözlerinizle görmüş olacaksınız.. Bundan kuşkum yok.



                                KİME KARŞI YALAN?



Kendimize karşı yalan söylüyoruz. Çünkü kendimizi ancak bilebildiğimiz kimliğimizle hiçbir zaman tanımaya ve tanıtmaya cesaret ederek ortaya çıkmıyoruz.. Hayatımız boyunca model kabul ettiğimiz ve özendiğimiz insanların rolünü ancak oynuyoruz.



Biz hiçbir zaman hakiki bir “ Biz “ olmadık.Hep model aldığımız “ Onlar “ olduk.Fakat “onlar “ın rolünü da “ Biz “de oynayarak kendimizi “ Biz “ diye kandırarak yalan söylüyoruz yalaaaaaan..!



İsterseniz yalan çemberini biraz daha genişletelim: Ailemize karşı yalan söylüyoruz.Eşimize, çocuklarımıza, annemize, babamıza ve diğer yakın aile fertlerimize karşı çoğunlukla yalan söylüyoruz.Onlara, yaptığımız işlerin, gösterdiğimiz davranışların, geliştirdiğimiz düşüncelerin ve tasarladığımız planların tamamını açıklamıyoruz, onlardan saklayarak yalan söylüyoruz yalaaaan..!



                    DAHA KİME KARŞI YALAN SÖYLÜYORUZ?



Hiç yalan söylememiz gerekenlere karşı üstelik yalan söylüyoruz. Millete karşı yalan söylüyoruz Millete..



Nasıl mı?



-Eğer ticaret yapıyorsak kalitesiz malı ve eşyayı gerçek fiyatından değil, yüksek fiyatla satarak,



-İmalatçıysak, bozuk ve kalitesiz mal üreterek,



-İdareciysek “ Bu gün git yarın gel “ diyerek veya yeterince hizmet vermeden sadece gününü gün ederek, halka ve halka olan hizmette samimi ve sadakatli davranmayarak,



-Politikacıysak, vaatlerimizi unutarak, halkı her konuda kandırarak,



-Medyacıysak, gerçek haberi bir kenara bırakıp, yanlış ve asılsız haberler yayınlayarak,Memursak, amirlerden gerçekleri saklayarak,



-İşçiysek, mesaiden çalarak,



-Öğrenciysek, kopya çekerek,



-Öğreticiysek, rolümüzü oynayıp öğrenciyi hakkıyla yetiştirmeyerek,



-Avukat isek hem davacı, hem davalıyı çaktırmadan idare ederek,



Yalan söylüyoruz yalaaaan…!



            VE…



Bu başlıkları istediğiniz kadar bütün alanlar için çoğaltabilirsiniz..Sonuçta her alanda yalanın öne çıktığını görürsünüz..



Yine, ister köylü olsun ister kentli, ister aydın olsun ister cahil yalan artık her keste ve her yerde bariz şekilde yaygınlaşmış vaziyette..



             YA DEVLETE KARŞI…



Daha başka kime karşı yalan söylüyoruz? Devlete karşı yalan söylüyoruz devlete..



Nasıl mı?



Bakın devleti seviyoruz diyoruz; devletin malına zarar veriyoruz. Kendi çıkarlarımızı devletin çıkarlarından üstün tutuyoruz hatta bazen devletin masasında oturup, devletin kasasını soyuyoruz.Birçoğumuz hala “ Devletim malı deniz, yemeyen domuz..” gibi yanlış felsefelere  inanıyoruz.



Bütün bunlar yalan olan cephemizi ortaya koyuyor ve ekseriyetle bu cephemizle yaşadığımızı gösteriyor. Dolaysıyla yalan, yaşantı biçimimizin ta kendisi olmuş oluyor.



Sonuçta bizi baştanbaşa saran bu toplumsal hastalık, gerçeğe ve dürüstlüğe dayalı birçok şeyden uzaklaşmamıza yetiyor...!



LÜTFEN DİKKAT EDELİM..



-Eğer bir millette güven duygusu yok olmuşsa ve insanlar birbirlerine itimat etmiyorsa, bunun tek nedeni yalandır.



-Eğer bir millette insanlar haksızlıklar karşısında dik duramıyorlarsa, bunun nedeni yine yalandır.



-Eğer bir millette yalaklar ve riyakarlar çoğalmışsa, yaranma çabası her yerde öne çıkmışsa yine sebebini yalanda aramak lazım..



-Eğer bir millette genel olarak itibarlar düşmüşse, şahsiyetler mahvolmuşsa yine bunun nedeni yalandır.



Çünkü bütün kötülüklerin anası yalandır yalaaaan..!



                               BİR ÖYKÜ



Vaktiyle Ehli mürşit zata çok günah işlemiş birisi gelir. 



-Ey büyük mürşit..Ben çok günah işledim, tam bir manevi bataklık içindeyim.Artık bundan dönüş yapamıyorum ve kurtuluşa olan inancımı yitirmiş bulunuyorum. Kısaca y’es ve umutsuzluk içindeyim. Son kez bir de sana sorayım dedim..Eğer benim için bir umut ışığı görüyor ve dergahına kabul ediyorsan sana gelir ve ölünceye kadar dergahına kapanır, ibadet ederim der.



Mürşit, günahkâr adamı dinledikten sonra,



-Sana bir şartım var..-Günahkâr adam biraz umutlanır ve heyecanla sormaya başlar,



-Nedir şartınız? Lütfen söyleyin şartınızı..Hem şartınız ne olursa olsun ben kabul etmeye hazırım.



-Öyle mi? der mürşit..Şartım Yalan söylemeyeceksin yalan..Sana bir hafta süre veriyorum.Eğer bu şartımı yerine getirebilirsen dergahıma kabul edilirsin..der.



Günahkâr adam çok basit bulduğu Mürşidin şartına“Bu şartı yerine getirmekte ne var “ der ve uzaklaşır, gider.



Mürşidin şartı adama çok basit gelmiştir. O güne kadar yaşamında yer edinmiş  günah işlerini kaldığı yerden devam etmek üzere programlamaya başlar..Akşam  komşusunun mağazasını yaracak, para ve malını çalacak, şehrin bilinen yerinde zina işleyecek,içki içecek ve  kumar oynayacak..Yapacakta yapacak..



Ama ertesi gün şikâyet edildiği zaman kendisine sorduklarında,



-Komşunun mağazasını sen mi yarıp mallarını çaldın deseler, “Ben yaptım “ desem hapse atılıp cezalandırılacaklar beni, “ Ben yapmadım “ desem yalan söylemiş olacağım.. Diye düşünmeye başlar.



Oysa Mürşidin şartı bana, yalan söylememekti..



Günahkar adam, hangi kötü işin başına gidiyorsa sonuçta yalan söylememe çıkmazı ile yüz yüze gelir..Ancak o zaman yalanın vahametini anlamaya başlar,kendi kendine söylenerek “ Yalan gerçekten bütün kötülüklerin anasıymış “ der ve soluğu Mürşidin dergahında alır..



İŞİN DAHA DA VAHİMİ..



Bütün söylenen yalanlar, aynı zamanda Allah’a karşı söylenmiş olur ki ayrıca hesabı ve sorgusu var..!


Bu yazı 3211 defa okunmuştur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Modern Yayıncılık ve Matbuat Ltd.Şti ERZURUM Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
 Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 1 yorum var.  Tümünü göster

Gönderen: selam

en büyük yalanı akp söyledi erzurumda vaat ettiklerinin hiç birisini yapmadılar ne söyledilerse lafta kaldı

06 Temmuz 2009 Pazartesi


 Yazarın Diğer Yazıları
    ÇOK OKUNANLAR
AZİZİYE BELEDİYESİ
    YAZARLAR
M.Tevhit Gülseven
Bu Yazı Siyasi Değildir!
M.Tevhit Gülseven
Erdal Güzel
Emrullah Önalan
Adnan Sayım
Ahmet Göksan
Baki Usanmazoğlu
Nurullah Özkılıç
Baki Gezmiş
Abdurrezzak Türk
Mahmut Kotan
    ERZURUM GAZETESİ
    SON EKLENEN YORUMLAR
Bakan Akdağ'dan Durmuş'a tepki
oguzhan: örümcek agını yapıp avını tuzaga düşürmek için bekler o ga ne yazıkki bazı sinekler düşer ...
ERZURUM ŞEKER’DEN VADELİ ŞEKER SATIŞI
ömer köse: ben vadeli toz şeker almak istiyorum 5414581425 manisa alaşehir
Bakan Akdağ'dan Durmuş'a tepki
Gece feneri: İşte akp nın dini alet ederek dadaş ve ülkücüleri nasıl oyuna getirdiyini 12 eylülde ...
Bakan Akdağ'dan Durmuş'a tepki
grip aşısı: grip aşısı kampanyasını untmadık... ben aşı oldum çıkabilecek etkilerin mebali de benim üstüme...
Cemal Gürsel’de son durum
semih: Erzurumspor’un tarihe karışmasına engel olma adına kılını bile kıpırdatmayan AK Parti, ...
    HAVA DURUMU
  Erzurum
Çarşamba Perşembe Cuma
30 / 12 °C 26 / 10 °C 27 / 7 °C
    DÖVİZ KURLARI
Alış Satış  
ABD Doları 1,5153 1,5226
EURO 1,9268 1,9361
İngiliz Sterlini 2,3485 2,3608
    ARŞİV
    ANKET
Anayasa değişikliği konusunda yeterince bilginiz var mı?
evet
hayır
   
    ERZURUM GAZETESI IN ENGLISH
 
    E-POSTA LİSTESİ
Yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
E-posta adresi :
E-Gazete | Künye | Reklam | Sitene Ekle | RSS | Add to Google Tasarım, Programlama ve Barındırma