MANİLER VE TÜRK NAĞMELERİ
Ahmet Vefik Paşaya göre; “Usulsüz, darpsız, vezinsiz güftedir.” Şemsettin Sami maniyi bir tür değil, “ezgi ve nağme” olarak tanımlar. Fuat Köprülü, manilerin cinaslı olanlarına “tuyuğ” adını verir .Daha pek çok kaynak ve sözlükte çok farklı tanımları olan maninin yörelere göre değişik adları da vardır.Anadolu’nun bir çok yerinde “mani”, Kırım Türkleri’nde “mane, çink”, Azerbaycan’da “mahni” , Kazan ve Kırgız Türkleri’nde “aytıpa, kayım, çölenk, step”, Özbeklerde “koşyo, aşule” denildiği çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadınların söylediklerine “meani”, erkeklerin söylediklerine “bayatı” denildiği herkesçe bilinmektedir.Doğu Anadolu Bölgesi’nde “meni”, diğer bölgelerde ise “mani” şekli yaygındır.
İLK MANİ KİTABI
Mani türü ile ilgili pek çok değerlendirme, inceleme ve derleme yapılmıştır.Bunlardan ilk ciddi çalışmanın Macar Türkolog İgnacsz Kunos’a ait olduğunu görüyoruz. Kunos, Balkanlar’da Türklerin yoğun olduğu çevrelerden derlediği 401 maniyi, “Osmanlı –Türk Halk Edebiyatı” isimli mecmuada neşretmiştir. İlk mani kitabı 1923’te, İstanbul Dârülfünûn’u Edebiyat Medresesi Mezunlar Cemiyeti’nin bastırdığı “Maniler” adlı kitaptır. Maniler üzerine ilk kapsamlı çalışma ise, Kilisli Muallim Rıfat tarafından yapılmıştır.1928 yılında Türkiyat Enstitüsü’nce yayınlanan kitapta 1760 mani vardır. Arap alfabesi ile yazılan bu kitap daha sonra Yard. Doç. Dr Ata Çalışkan tarafından Lâtin alfabesine göre yeniden düzenlenerek Milli Eğitim Bakanlığı’nca 1996 yılında yayınlanmıştır.
TEKNOLOJİK GELİŞMELER VE KÜLTÜR GÖÇÜŞMELERİ
Hazırladığımız bu eser, anonim halk edebiyatı konuları içinde yer alan manilerle ilgilidir.
Son yıllarda inanılmaz hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler, getirdiği kolaylıklar yanında; bazı olumsuzluklara da zemin hazırlamıştır. Bunlardan en önemlisi; teknolojik üstünlüğe sahip ülkelerin, gelişmekte olan veya geri kalmış ülkeleri kendi kültürel alanları içine alıp etkilemeleridir.Bu da kültürel yozlaşmaya sebep olmaktadır.
Çok zengin bir tarih ve kültür birikimine sahip olan ülkemizdeki kültürel zenginlikler de her türlü yozlaşmanın alanı içerisindedir. Millî kültürün yerini , Batı kaynaklı teknoloji kültürü, Türkçe’nin yerini İngilizce almaktadır.
İNTERNET KÜLTÜRÜ…
Sinema, TV, internet vd. teknoloji kültürünü yaygınlaştırmakta, millî kültür değerlerinin geri planda kalmasına neden olmaktadır.
Teknolojiyi reddetmeyeceğimize göre; ondan yararlanarak kültür zenginliklerimizi korumanın, yaşatmanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın yollarını bulmalıyız. Özellikle mahallî basın ve yayın kuruluşları desteklenmeli, bunlar aracılığı ile okullarda kültürel etkinliklere ağırlık verilmelidir.
MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZÜ EVRENSEL BOYUTA TAŞIMA GÖREVİ
Millî kültürümüzü yaşatmanın, korumanın ve evrensel kimlik kazandırmanın yolu, Türkçe’nin geniş ifade gücünü en iyi biçimde kullanarak yeni eserler ortaya çıkarmaktır. Türkçe’nin kendi kelimeleri, kendi deyimleri, kendi üslubu ile ürettiği; atasözleri, deyimleri, fıkraları, türküleri, ninnileri, masalları, bilmeceleri, ağıtları vd. yanında manilerinin de önemli olduğu bir gerçektir.
Tokat yöresinden mani derlemesi yaparak bu hizmet zincirine bir halka eklemeye çalıştık
Kitabımızın giriş bölümünde; mani türü hakkında genel bilgi verilmiş, verilen örneklerle bu türün karakteristik özellikleri belirtilmiştir.
Birinci bölümde; Yeşilırmak, yılan ve akreple ilgili mani örnekleri yer almaktadır.
İkinci bölümde ise; madımak hakkında genel bilgi verilmiş, madımak kültürünün yöre folkloruna yansımasından söz edilmiş, takiben madımaklı mani örnekleri verilmiştir.
Eserin hazırlanışı sırasında, derleme metot ve tekniklerinden, alan araştırması metodu uygulanmıştır.
IV. KAYNAKÇA
Bali, Muhan, Ağıtlar, Kültür Bakanlığı yayını, No: 1969, Ankara 1997.
Boratav, Pertev Naili, 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı, İstanbul, 1973, s.185.
Çalışkan, Ata, Mâniler (Kilisli Rıfat Bilge), M.E.B. Yayınları, No:2926, İstanbul, 1996.
Demirsipahi, Cemil, Türk Halk Oyunları, T.C. İş Bankası Yayınları, Ankara 1975.
Dizdaroğlu, Hikmet, “Halk Şiirinde Türler” Türk Dili Dergisi, Cilt. XIX, sayı: 207, Aralık 1968.
Köprülü, Fuat, “Tuyuğ”, Türkiyat Mecmuası, C.2,
.----------------, Edebiyat Araştırmaları, Ankara 1986.
Kunos, Dr.İgnacsz, Türk Halk Edebiyatı, Tercüman 1000 Temel Eser Dizisi, İstanbul 1978.
---------------------, Osmanlı-Türk Halk Edebiyatı Mecmuası, C.2, Budapeşte, 1880.
Öztürk, A.Osman, Türk Halk Edebiyatı (İgnacz Kunos), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1998.
Sezen, Lütfi, Batı Avrupa’daki Türkiye, Kurmay Yayınevi, Ankara 2004.
--------------, Erzurum Şehir Folkloru, Atatürk Üniversitesi Matb. Erzurum 1994.
--------------, Halk Edebiyatında Hamzanâmeler, Kültür Bakanlığı Yayını, No: 1287, Ankara 1991.
--------------, Halk Bilimi ve Derleme Metotları, 4.Bas. Atatürk Üniversitesi Matb. Erzurum 2003.
---------------, “Yeşilırmak Üzerine Tokat Manileri” Atatürk Üneversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı: 19, Erzurum 2002.
---------------, “Tokat’tan Derlenmiş Maniler”, Türk Folkloru Dergisi, Sayı: 34-35, Mayıs- Haziran 1982.
---------------, “Madımak ve Tokat Folklorundaki Yeri”, Türk Folkloru Dergisi, Sayı: 37, Ağustos 1982.
Şemsettin Sami, Kâmus-i Türki, İkdam Matb. İstanbul 1317, s.1322.
Tansel, Fevziye Abdullah, Ziya Gökalp Külliyatı, C.1 “Şiirler ve Halk Masalları”, Ankara, 1952(338 mani)
ÖZ GEÇMİŞ
Yard.Doç.Dr. Lütfi Sezen, 1947 yılında Erzurum’un Horasan ilçesinin Akçataş köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Horasan’da, lise tahsilini Erzurum’da tamamladı. O zamanki puan sistemine göre, giriş puanı başka fakültelere girmesine elverişli olmasına rağmen, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni tercih etti (1967). Üniversiteden mezuniyetini müteakiben (1971) Tokat, Gazi Osman Paşa Lisesi’inde Edebiyat Öğretmenliği ve MüdürYardımcılığı, Erzurum, Kâzım Karabekir Eğitim Enstitüsü’nde Edebiyat Öğretmenliği ile Türkçe Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundu.
Başvurusu üzerine 1979 yılında, Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin çekirdeğini oluşturmak amacıyla, Atatürk Üniversitesi’ne bağlı olarak kurulan Van Fen-Edebiyat Fakültesi, Fakülte Sekreterliği görevine atandı. Bu görevi yanında, Van, Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin kuruluş çalışmalarında görev aldı. Üniversite için tahsis edilen yaklaşık 5 milyon metrekarelik arazinin istimlâk işlemlerini hiçbir pürüz bırakmadan, üç yıl gibi kısa bir süre içerisinde neticelendirdi.
20 Temmuz 1982 tarihinde yürürlüğe giren 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnâme ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi resmen kurulunca, Üniversite Genel Sekreterliği görevine getirildi. Bilahare bu görevden ayrılarak Erzurum Atatürk Üniversitesi’ndeki okutmanlık görevine başladı(1984). 1993 yılı sonlarına kadar sürdürdüğü okutmanlık görevi süresince; Tıp, İlahiyat, Diş Hekimliği ve Mühendislik fakültelerinde Türk Dili dersleri okuttu.
1986 yılında başladığı yüksek lisans çalışmasını, 1988’de tamamladı. Halk Edebiyatında Hamzanâmeler konulu bu çalışması, Kültür Bakanlığı’nca 1991 yılında Devlet Kitapları Gençlik ve Halk serisinde yayımlandı. 1993 yılında tamamladığı Erzurum Şehir Folkloru konulu doktora çalışmasını ise, 1994 yılında Erzurum Kalkınma Vakfı yayımladı.
1993 yılından beri, Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Yard. Doç. Dr. Lütfi Sezen’in Halk Bilimi ve Derleme Metotları isimli ders kitabı 1995 yılında Atatürk Üniversitesi’nce yayımlanmıştır. 1996 yılında 2. baskısı, 2000 yılında 3. baskısı, 2003 yılında 4. baskısı yapılan bu eser, çeşitli üniversitelerin eğitim ve fen edebiyat fakültelerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır.
Kendi olanakları ile kısa bir süre için gittiği Almanya ve Hollanda’da altmışa yakın işçi ailesi ile yüz yüze görüşerek onların yaşam biçimlerini, sorunlarını ve beklentilerini dile getiren İşçi Ailelerinin Gözüyle Batı Avrupa’daki Türkiye konulu bir araştırma yaptı. Bu araştırması 2004 yılında Ankara’da Kurmay Yayınevi tarafından kitap olarak bastırıldı. Evli üç çocuk babası olan Yard. Doç.Dr. Lütfi Sezen’in yayımlanmış altı kitabı, çeşitli konularda yazılmış çok sayıda makale, inceleme, derleme ve araştırmaları vardır.