09 Eylül 2010 Perşembe Erzurum Gazetesi Web      
ford ercihan otomotiv
  Ana Sayfa     Söyleşi  |  Türkiye  |  Araştırma İnceleme  |  Güncel  |  Ekonomi  |  Siyaset  |  Asayiş  |  Eğitim  |  Spor  |  Kültür-Sanat  |  Sağlık-Yaşam    
 
 
 
Türkiye’de Mani Kültürü Ve Horasan’dan Derlenmiş Maniler
Dr.Lütfi Sezen   03 Haziran 2009 Çarşamba

Maniler, halkın sözlü anlatım geleneğinde yaşayarak nesilden nesle, ağızdan ağza dolaşıp günümüze kadar ulaşmış anonim halk edebiyatı ürünleridir.



Çoğu kez toplumun büyük olaylarını yansıtırlar. Aşk, gurbet, ayrılık, hasret, ihanet, dua, beddua gibi vb. başlıca konularıdır. En belirgin özellikleri anonim oluşlarıdır. İlk söyleyenleri bilinmez. Dilden dile dolaşmaları, daha da zenginleşmelerine ve sanat değeri kazanmalarına yardımcı olur.



Horasan, Erzurum, Ağrı, Kars, Ardahan, Iğdır gibi yöre illeri arasında bir geçiş noktası olması yanında, Asya’yı Avrupa’ya bağlayan transit yolun önemli merkezlerinden birisidir. Bu nedenle yöre halkı, tarihî, siyasî, ekonomik ve sosyal olaylardan anında etkilenmiş, tarihin her döneminde bir takım savaşlar, istilâlar ve göçlerin uğrak yeri olmuştur. Bugün, Asya-Avrupa transit yolu üzerinde bulunan Horasan, geçmişte de tarihî ipek yolunun uğrak noktaları arasındadır. Bu da Hint, Çin, İran, Kafkasya’ya ait bir çok kültür değerinin Türk ağırlıklı olarak yörede yerleşmesine neden olmuştur.



Horasan ve çevresi halk edebiyatı ürünleri bakımından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. 1971-1972 Eğitim ve Öğretim Yılı I. Yarıyılında, Horasan Lisesinde fahri olarak Türkçe ve Edebiyat Öğretmenliği yapmış, bu nedenle de Tokat Gazi Osman Paşa Lisesine atandığım “Edebiyat Öğretmenliği” görevine başlamam dört ay geçtirilmişti.



Dönemin kaymakamı ve lise müdürünün ricası üzerine atanmam yapılıncaya kadar boş geçen Türkçe ve Edebiyat derslerini okutmayı üstlenmiştim. Haftada 33 saat girdiğim derslerin 15 saatine sembolik bir ücret verilmiş, . 18 saat dersi de fahri olarak yürütmüştüm. Bunun karşılığı olarak “Dersler boş geçmesin” gerekçesi ve lise müdürünün Erzurum Millî Eğitim Müdürlüğüne önerisi ile atanma tebliği geciktirilmişti. Otuz yıllık meslekî deneyimi olan bir “eğitimci” olarak dönemin yöneticilerinin “eğitim hizmetleri aksamasın” düşüncesiyle benim dört aylık gecikmeyle göreve başlamama neden olan uygulamalarını anlayışla karşılıyorum.



Her hemşehrimin yapması gereken fedakârlığı yaptığıma inanıyorum. Beni tek üzen husus bu hizmete karşılık dönemin lise müdürü ve okul aile birliği yöneticilerinin bir teşekkür yazısı dahi yazmamış olmamalarıdır.



Yine de Horasan Lisesi’nde çalıştığım birkaç ayı, kayıp olarak değil büyük kazanç olarak görüyorum. O günlerde öğrencilerime yöreden bazı folklor ve halk edebiyatı ürünleri derletmiştim. Bunlardan bir bölümü de manilerdi. Bugün belki de bir çoğu unutulmuş olan ve bundan otuz yıl önce derlenen manileri, Horasanlı hemşehrilerimin bilgisine sunmayı zevkli bir görev sayıyorum.



“Ağ terliğim biçtiğim



Leğende su içtiğim



Yüz bin igit içinde



Eliminnen seçtiğim



 



Ahşam aralar beni



Fitil yaralar beni



Yarsız döşeğe girsem



Döşek paralar beni



 



Alma attım dereye



Kız çıktı pencereye



Kız Allah’ın seversen



Al beni içeriye



 



Altın yüzük var benim



Parmağıma dar benim



Şu karşıki sarayda



Orta boylu yâr benim



 



Arpa biçtim azaldı



Yaprakları sarardı



Katlan sevdiğim katlan



Kavuşmaya az kaldı



 



Atım araptır benim



Yüküm şaraptır benim



Üç ün yâri görmesem



Halim haraptır benim



 



Ay ışığı ışıhtır



Elim doli ğaşıhtır



Çatla patla kaynana



Oğlun bana aşıhtır



 



Arasa astım testi



Aras bulandi geçti



Emim oğli muhannet



Benim de vahdım geçti



 



Aras aras han Aras



Bingöl’den kalkan Aras



Yarim gelip çimende



Hazar’da çalkan Aras



 



Beyaz gömlek çift yaka



Yoruldum baka baka



Hiç Müslüman yok mudur



Kolun koluma taka



 



Bir meni söylesene



Göynümü eylesene



Ben çoh  meni bilirem



Ğarşılığını versene



 



Bizim gelin asildir



Ahli fasıl fasıldır



Gâh it olir,gâh insan



Bilmem aslı nasıldır



 



Bu dağlar olmasaydı



Sararıp solmasaydı



Ölüm Allah’ın emri



Ayrılık olmasaydı



 



Cami yaptım degirmi



Penceresi yigirmi



Sen orada ben burda



Bize yazıh degil mi



 



Değirmen doli dendir



Öğütmüyor nedendir



Her gün bize gelen yâr



Bugün gelmez nedendir



 



Ezem gızı sen misen



Hıyar soyim yer misen



Yâdlar gelmiş götürir



 Sen bene ğıyar mısan



 



Fırın üstünde fırın



Ağalar geri durun



O yâr burdan geçince



Altın iskemle kurun



 



Fırın üstünde kürek



Yine ah çekti yürek



Her derde dayanırdın



Buna da dayan yürek



 



Ğara ğoyun meleme



Sesin gider  âleme



Ğoyun seni keserem



Ğuzum diyip melem



 



Gel benim ağa babam



Sallan bir bağa babam



Kızın eller götirir



Mendil al ağla babam



 



Gel benim has kardeşim



Başında fes kardeşim



Bacın eller götürir



Kapıyı bas kardeşim



 



Hançeri taktı geçti



Ateşi yaktı geçti



Derdimi bilmez Aras



Uzaktan aktı geçti



 



Horasan ğavahları



Uzundur direhleri



Öyle bir yâr sevmişem



Şekerdir dudahları



 



İlan ahdi çegile



Çegilin çiçegine



Ğollarım bin dolana



Oyârin bedenine



 



İlana bah ilana



İlan geldi dolana



Nazlı yârin ğolları



Boynuma beş dolana



 



İlanın incesine



Mailem cilvesine



Ben yârime ğavuştum



Darısı cümlesine



 



İlan inceden öter



Hurma  Bağdat’ta biter



Çok sallanma sevdiğim



Cahilem aklım gider



 



İki baci bir ana



Gezeridik yan yana



Felek bizi ayırdı



Her birimiz bir yana



 



İlana bah ilana



Dağda sapan sürene



Ben canımı verirem



Seni bene verene



 



İlan ahdı çayıra



Şevki vurdu bayıra



İşiten âmin desin



İşim kaldı hayıra



 



İlan ahtı ğamışa



Su neylesin yanmışa



 



 



Mevlâm sabırlar versin



Yârinden ayrılmışa



 



İnce çubuh uzadim



Çıhim yolun gözedim



Bülim nerden astığın



Çamaşırın bezedim



 



Kahve biştiği yerde



Bişip düştüğü yerde



Güzel çirkin aranmaz



Gönül düştüğü yerde



 



Kapın kapıma bakar



Ateşin beni yakar



Ben size çoh mu geldim



Eller başıma kalkar



 



Kaya başında tandır



Tezek getir de yandır



Dadanmamış kekliği



Al koynuna dadandır



 



Kurun üstünde külek



Ne yaptın zalim felek



Her derde dert demirdim



Buna dayanmir yürek



 



Kuşburnunun kurusu



Geçti kızlar sürüsü



Hiç birinde gözüm yok



Yahtı beni birisi



 



Meni demeye geldim



Kaymak yemeye geldim



Meramım kaymak değil



Yari görmeğe geldim



 



Mani maniyi açar



Maniden kaldık naçar



Kırılacak kollarım



Yarsiz yorganı açar



 



Merdivenim kırk ayak



Kırkına vurdum dayak



Deseler yârin gelir



Koşarım yalın ayak



 



Nahırın ögi geldi



Çimenin gögi geldi



Geri durun gonşılar



Mehlenin begi geldi



 



Odaya serdim keçe



Yâr gele burdan geçe



Acep o gün olur mu



Elin elime geçe



 



O gün bugün olaydı



Zülfün düzgün olaydı



Bekâr gezdiğim günler



Biri bugün olaydı



 



Öksüzem yüzüm gülmez



Dertliyem kimse bilmez



Göz göz olan yaramı



Örterem kimse bilmez



 



Pungar başı pıtırah



O yâr gelsin oturah



Bir o desin bir de ben



Bu sevdadan ğurtulah



 



Pungar başı tehneli



İçine gül ehmeli



O yâr gelip geçende



Cızmasını çehmeli



 



Sabah oldi uyan yâr



Beni derde goyan yâr



El sözüne uyup da



Datli cana gıyan yâr



 



Sarı çitim sararam



Yitirmişem araram



Sanmaki unutmuşam



Her gelene soraram



 



Şu Aras hep akar mı



Kenarını yıkar mı



Ay gibi yâri olan



Hiç yıldıza bakar mı



 



Şu Aras’ın sazları



Vak vak öter kazları



Sürmelidir gözleri



Bu Horasan kızları



 



Şu Aras’ın yanında



Bir güzele vuruldum



Güzel yüz vermeyince



Derdinden verem oldum



 



Yara beni yara beni



Gidin diyin yâra beni



Dermansız derde düştüm



Öldürür bu yara beni



 



Yeşil çitim sendedir



Bir ucu da bendedir



Cennetten huri çıhsa



Yine gönlüm sendedir



 



Yoğurt koydum ye de gel



Derdin bana de de gel



Oyâr eskerden gelmiş



Gözaydını ver de gel



 



Yük üstünde halıyam



Halının hayalıyam



Değmeyin dolaşmayın



Ben bir igit yârıyam



 



Zülüf kestim tarama



Dağı taşı arama



Bana bir nâme gönder



Fitil edim yarama


Bu yazı 7468 defa okunmuştur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Modern Yayıncılık ve Matbuat Ltd.Şti ERZURUM Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
 Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 1 yorum var.  Tümünü göster

Gönderen: Filiz Kaya

Değerli hocamıza kültürümüze katkıları için çok teşekkür ederim. Gazetelerde siyaset, parti haberleri ve yorumlarından usandık... Edebiyat, müzik, tarih gibi kültürel çalışmalara da ağırlık verilsin. Lütfi Bey gibi kıymetlere fırsat verilmesi güzel...

05 Haziran 2009 Cuma


 Yazarın Diğer Yazıları
    ÇOK OKUNANLAR
AZİZİYE BELEDİYESİ
    YAZARLAR
Oğuzhan Saygılı
M.Tevhit Gülseven
Erdal Güzel
Emrullah Önalan
Adnan Sayım
Ahmet Göksan
Baki Usanmazoğlu
Nurullah Özkılıç
Baki Gezmiş
Abdurrezzak Türk
    ERZURUM GAZETESİ
    SON EKLENEN YORUMLAR
Bayramınız kutlu olsun…
MÖKKEMDADAŞ OGUZHAN: BAŞTA GAZETE ÇALIŞANLARI VE TÜM HEMŞERİLERİMİN MUBAREK RAMAZAN BAYRAMINI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE ...
Kılıç'tan Ülkücülere çağrı..
ahmet çakır: BAŞKAN DOĞRU DEMİŞ. MHP'Yİ DAHA ÖNCE ECEVİTLERLE KOLKOLA GÖRDÜK. ÜLKEYİ BİTİRDİLER. ÖYLEKİ ...
Kılıç'tan Ülkücülere çağrı..
amerikanın kudurduğu kominizimle mücade derneği emperyalizme hizmet için kurulmuştur ...
Kılıç'tan Ülkücülere çağrı..
cemıl can: sevgili baskan bu toplum çok şey gördü çok şeye şahit oldu ama sizin gibisini ilk defa ...
Bulutlar, suç duyurusu yaptı
alper tunga: tarafsız yorumcu sen şeyh edabalinin osman gaziye nasihatını bi oku bizim gelenek görenegimizi ...
    HAVA DURUMU
  Erzurum
Perşembe Cuma Cumartesi
28 / 7 °C 28 / 7 °C 28 / 7 °C
    DÖVİZ KURLARI
Alış Satış  
ABD Doları 1,5153 1,5226
EURO 1,9268 1,9361
İngiliz Sterlini 2,3485 2,3608
    ARŞİV
    ANKET
Anayasa değişikliği konusunda yeterince bilginiz var mı?
evet
hayır
   
    ERZURUM GAZETESI IN ENGLISH
 
    E-POSTA LİSTESİ
Yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
E-posta adresi :
E-Gazete | Künye | Reklam | Sitene Ekle | RSS | Add to Google Tasarım, Programlama ve Barındırma