02 Eylül 2010 Perşembe Erzurum Gazetesi Web      
ford ercihan otomotiv
  Ana Sayfa     Söyleşi  |  Türkiye  |  Araştırma İnceleme  |  Güncel  |  Ekonomi  |  Siyaset  |  Asayiş  |  Eğitim  |  Spor  |  Kültür-Sanat  |  Sağlık-Yaşam    
 
 
 
Batı Avrupa’daki Türkiye (7)
Dr.Lütfi Sezen   26 Mayıs 2009 Salı

YAŞAM BİÇİMİNİN FOLKLORA YANSIMASI



“Bugün Batı Avrupa’da en çok ilgi gören ve satılan kasetlerin başında, âşıkların deyişleri gelmektedir. Özellikle Ozan Ârif ve Yusuf Polatoğlu, Avrupa Türklüğünün öncüleri gibidir.”[1]  Yusuf  Polatoğlu’nun “Şiir Diliyle Tartışma” başlıklı atışmasını yorumsuz olarak sunuyoruz:



 



Türkiye’deki  İşçi:



Türkiye’de hayat çetin gardaşım



Sen sen ol da Almanya’yı bırakma



İşte her şey belli zaten gardaşım



Sen sen ol da Almanya’yı bırakma



 



Almanya’daki  İşçi:



Almanya’ya heves eden gardaşım



Sen sen ol da memleketi bırakma



Bir bütündür ruhla beden gardaşım



Sen sen ol da memleketi bırakma



 



Türkiye’deki İşçi:



Görmez misin bu halleri göz ile



Görmüyorsan anlatayım söz ile



Yaşamak zor, geçinmek zor az ile



Sen sen ol da Almanya’yı bırakma



 



Almanya’daki  İşçi:



Gurbetin adını çile komuşlar



“Vuslâtı” da hasret ile yumuşlar



Az aşım, ağrısız başım demişler



Sen sen ol da memleketi bırakma



 



Türkiye’deki İşçi:



Görmez misin aradaki fark fazla



Yirmi değil, otuz değil, kırk fazla



Almanya’da para fazla, mark fazla



Sen sen ol da Almanya’yı bırakma



 



Almanya’daki İşçi:



Hiç kimse külfetsiz nimet alamaz



“Mark’ı bulsa bile,huzur bulamaz



Gurbet mekân olur, atan olamaz



Sen sen ol da memleketi bırakma



 



Türkiye’deki İşçi:



Düçar olduk bu perişan hallere



Göç başladı köyümüzden illere



Burası da gurbet, düştük yollara



Sen sen ol da Almanya’yı bırakma



 



Almanya’daki İşçi:



Bayrak dalgalanmaz, duyulmaz ezan



Çoluğa çocuğa tesir eder çan



Bu kazın ayağı çok başka inan



Sen sen ol da memleketi bırakma



 



Türkiye’deki  İşçi:



İşte böyle, ham yerini bulmuyor



Olmuyor bir türlü, işte olmuyor



Dolular almıyor, boşlar dolmuyor



Sen sen ol da Almanya’yı bırakma



 



Almanya’daki İşçi:



Nihayeti konuşma, sus diyorlar



Artık bu iş bitti “aus” diyorlar



İşte “auslander raus” diyorlar



Sen sen ol da memleketi bırakma



 



Polatoğlu ne söylesin aman ey



Nereden nereye gidi zaman hey



“İkisi de haklı olmak” yaman şey



“Biz biz olma gerçeği”ni bırakma



HALK ŞİİRİYLE  DUYGULARI AKTARMA FIRSATI



“Halk şiirimizin yüzlerce yıldan beri halkın gören gözü, duyan kulağı ve söyleyen dili olduğu, onun bütün dertlerine telleriyle derman aradığı, dilleriyle tercüman olduğu bilinen bir gerçektir. Çeşitli dert ve sıkıntı arasında,  Tüssenaven şehrinden Âşık İsmail Ergüleç, Turist işçilerin durumlarını göz önünde tutarak şunları söylemekten kendisini alamıyor:”[2]



 



“Turist Gelme Kardeşim



 



Yola çıkma iyi düşün



Ağlar çocukların, eşin



Genç yaşında ağarır saçın



Gel de bir gör Belçika’yı



 



Sahte pasaportu alma



Sonra telâşeye dalma



Sağa sola rüşvet verme



Gel de bir gör Fransa’yı



 



Almanya’nın meşhur “Mark”ı



Bütün aldatıyor Türk’ü



Çok yuvalar yıktı belki



Gel de bir gör, Almanya’yı



 



Hollanda’nın parası “Gulden”



Dost tutarsan, gider elden



Tarla satıp gelme köyden



Gel de bir gör Hollanda’yı”



YEMEN BENZETMESİ



Âşık Mahzunî Şerif, “Almanya” başlıklı  şiirinde, vatanından ayrı kalmış, gurbete düşmüş, çoluk-çocuğundan uzak kalmış, işçilerimizin hissettiklerini dile getirirken, sağlam bir şiir yapısı içinde, tarihin acı veren sayfaları içinde kalan “Yemen”i ve Yemen türkülerini buruk bir lezzet içinde, hatırlatarak sazının tellerine dokunuyor.[3]



 



“Bizim Yemen ellerine benzedin



Almanya sana giden dönmüyor



Çok mu tatlı geldi el paraları



Almanya sana giden dönmüyor



 



Eli meli yoktur gerçi insanın



Garipler doludur hayımın, hanın



Uy be hey ikilik çıkası canım



Almanya sana giden dönmüyor



 



Para gelmiş Memed’inden Eşe’ye



Çocuklar çekilmiş kalmış köşeye



Yavrular babasız nasıl yaşaya



Almanya sana giden dönmüyor



 



Aman yıkılası o, kula kulluk



Gelinler ağladı, türedi dulluk



Mahzunî der, bütün sebep yoksulluk



Almanya sana giden dönmüyor “



ALAMANYA KARDEŞİMİ GERİ VER



Âşık Mahzunî Şerif’in, “ Alamanya Kardeşimi Geri Ver” [4] nakaratlı şiirinde ise, işçilerimizin Türkiye’de bıraktıkları boşluktan kaynaklanan sıkıntılar dile getirilmektedir:



“Onun burda taşı toprağı var



Alamanya kardeşimi geri ver



Düz ovası yeşil yaprağı var



Alamanya kardeşimi geri ver



 



Bizi garip eden beyler utansın



Haksız padişahın makamı yansın



Pirenin emdiği devler utansın



kardeşimi geri ver Alamanya



 



Toprağımda elin kara sabanı



Gönderin  amcamı verin babamı



Bağrıma basarım yırtık abamı



Alamanya kardeşimi geri ver



 



Anadolu Mahzunî’nin anası



Fabrikası değirmeni binası



Yeter artık bizden beter yanası



Alamanya kardeşimi geri ver “



 



ŞAH TURNA’NIN ANLATIMIYLA GURBET



Günümüz  halk şairlerinden 1953 Sivas doğumlu Şah Turna, “Bu Diyor ki Çekin Gidin”[5] başlıklı  şiirinde yabancı ülkelerde çalışan işçilerimizin ruh halini şu mısralarla dile getiriyor:



“Bu diyor ki çekin gidin



Hani senin yurdun işçi



O diyor ki sakın gelmeyin



Hani senin yurdun işçi



Her gün artar derdin işçi



Avrupa’da yabancısın



Sen yurdunda Almancısın



Eğik başın kısık sesin



Hani senin yurdun işçi



Her gün artar derdin işçi



 



Para kazanmağa geldin



Döviz makinesi oldun



Sor kendine ne gün gördün



Hani senin yurdun işçi



Her gün artar, derdin işçi



 



Şah Turna der adım adım



Yaşamadın hep yaşattın



Vatansızlar kaldı adın



Hane senin yurdun işçi



Her gün artar derdin işçi “



AŞIKLAR HALKIN KULAĞI, HALKIN DİLİ



Âşıklar, yıllarca Anadolu’da halkın kulağı dili olmuştur.Onun sevgisi ve âşığın sazı ve sözünde şekillenmiştir. Âşıklar, bu görev ve sorumluluklarını Batı Avrupa’da da yerine getirmektedirler. Hatta anavatanlarında şairlikle ilgisi olmayanların bile, gurbete düştüklerinde; şiirle tanıştıklarını görüyoruz.Almanya’da yaşayan Hamza Zeybek, “Almanya” adlı şiirinde; Almanya’da yaşayan işçilerimizin yaşam biçimini şu mısralarla dile getiriyor:



“Üçte yattık, beşte kalktık



Uyumaya doyamadık



Bar, metro bar bırakmadık



Almanya’da Almanya’da



 



Güzel vatanı bıraktık



Her haktan mahrum kaldık



Bir randıman alamadık



Almanya’da Almanya’da



 



Kimi açmış sahte bakkal



Kimi açmış, bar metro bar



Kahvelerde kumarcılar



Almanya’da Almanya’da



Aklınızı toplan başa



Neler geldi bu başıma



Ak düştü bu saçlarıma



Almanya’da Almanya’da



 



Yurttan olduk yuvadan olduk



Üstelik perişan olduk



Ne umduksa tersini bulduk



Almanya’da Almanya’da “



AZERİ’NİN ANLATIMIYLA ALMANYA



Âşık İsmail Cengiz Azerî, Almanya’ya göçün moda haline geldiğini, kızların bile bu modaya katıldığını bir dörtlüğünde şöyle dile getiriyor: [6]



“Moda geldi taa şehirden başladı



Zavallı köylüyü köyde haşladı



Kızlar Almanya’ya göçe başladı



Kahkah çekip gülmeyince tanınmaz “



AŞIK YENER



Âşık Yener, Türkiye’deki  muhtaç insanların Avrupa’da bir göçmen ordusu oluşturduğunu söylüyor: [7]



“Eller gider iken gökteki aya



Biz muhtaç kaldık aşa, hırkaya



Köyler hicret etti tüm Avrupa’ya



Göçler Viyana’yı Bon’u da geçti.”



 



DEVAM EDECEK













[1] Nasrattınoğlu, a. g . e.       s.162.





[2] Prof.Dr.Nevzat Gözaydın, Folklor Dünyası’ndan, Yargı Yayınları, Ankara 1991, s.197.





[3] Gözaydın, a. g. e. s.198.





[4] Asım Bezirci, Türk Halk Şiiri, Cilt:II, Say yayınları,İstanbul  1993,s.333.





[5] Bezirci, a.g. e.   s.358.





[6] Emir Kalkan, XX. Yüzyıl Türk Halk Şairleri Antolojisi, Kültür Bakanlığı Gençlik ve Halk Kitapları, Ankara 1991.s.363.





[7] Kalkan,   a. g. e.       s.359.


Bu yazı 2972 defa okunmuştur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Modern Yayıncılık ve Matbuat Ltd.Şti ERZURUM Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
 Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
    ÇOK OKUNANLAR
AZİZİYE BELEDİYESİ
    YAZARLAR
Baki Gezmiş
Erdal Güzel
Mahmut Kotan
Abdurrezzak Türk
Oğuzhan Saygılı
Emrullah Önalan
M.Tevhit Gülseven
Baki Usanmazoğlu
Adnan Sayım
Ahmet Göksan
    ERZURUM GAZETESİ
    SON EKLENEN YORUMLAR
Küçükler'den kirli su tepkisi
selam: Sayın küçükler;Bildiğini okuyor yine asıl mesele suyun değil şehrin kirliliği.Nasıl temizliyecen ...
Bahçeli 500 araçla karşılandı
kadir: sen neden hesap yapıyorsun sebep akp li yöneticimisin.ekmek senmi veriyorsun, davar işine ...
Yoksul ailelerin yüzü gülecek
monal: referandum ve seçim yatırımı.
“12 eylül tarihi sınav”
Dadaş: Bizim vicdanımız rahat.Partilerinde Kürtçü(kürt değil kürtçü)vekil ve bakan barındıran,terör ...
“12 eylül tarihi sınav”
bekir taner: Deli değil manyaksın sen, kim APO ile aynı safta belli. Sen orhan pamuk denen yamuk'la ...
    HAVA DURUMU
  Erzurum
Perşembe Cuma Cumartesi
27 / 13 °C 29 / 10 °C 30 / 9 °C
    DÖVİZ KURLARI
Alış Satış  
ABD Doları 1,5200 1,5273
EURO 1,9237 1,9330
İngiliz Sterlini 2,3426 2,3548
    ARŞİV
    ANKET
Anayasa değişikliği konusunda yeterince bilginiz var mı?
evet
hayır
   
    ERZURUM GAZETESI IN ENGLISH
 
    E-POSTA LİSTESİ
Yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
E-posta adresi :
E-Gazete | Künye | Reklam | Sitene Ekle | RSS | Add to Google Tasarım, Programlama ve Barındırma