09 Şubat 2010 Salı Erzurum Gazetesi Web      
ford ercihan otomotiv
  Ana Sayfa     Güncel  |  Ekonomi  |  Siyaset  |  Asayiş  |  Eğitim  |  Spor  |  Kültür-Sanat  |  Sağlık-Yaşam  |  Araştırma İnceleme  |  Türkiye    
 
Erzurum’da Sosyal Ve Kültürel Değişmeler (3)
Dr.Lütfi Sezen   14 Mayıs 2009 Perşembe

ERZURUM’DA KÜLTÜREL

VE SOSYAL HAYATLA İLGİLİ BAZI UYGULAMALAR

 

 

HASTALIK DURUMU

Folklorun ana dallarından biri olan sağlık folkloru, insanlık tarihi kadar eskidir. Hastalığın sebebini bulma ve tedavi etme gayreti günümüze kadar devam edegelmiştir. “Eski insanlar, sebeplerini izah edemedikleri hastalıkları ekseriya yıldızlara ve hava değişikliklerine atfetmişlerdir.”

DERDİ VEREN DERMANINI DA VERİR

Halkın hayat-sağlık ve hastalık hakkındaki görüş, davranış, düşünce ve inançları kültürümüzde önemli bir yer tutmaktadır. Maddî ve manevî sebeplerden gelen hastalıkları, halk daima Allah’tan bilir. Bunun için “dert de Allah’tan derman da...” diyerek teselli bulur.

Erzurum halkı hastaya çok anlayışlı davranır. Onu yormamak, üzmemek ve rahat ettirmek için elden gelen yapılır. Hasta kendini idare edecek durumda değilse, yakınlarının bakım ve kontrolüne alınır.

ERZURUM’DA HASTA ZİYARETİNİN ÖNEMİ

Hasta ziyareti, Erzurumlu’nun en çok önem verdiği hususlardan biridir. Yakınlarından, dostlarından, tanıdıklarından, komşularından birinin hasta olduğunu haber alan her Erzurumlu, onu ziyaret etmeyi kendisi için önemli bir görev sayar. Hastayı ziyaret etmenin yasak olduğu durumlarda yakınları ziyaret edilir. Hastanın durumu ağırsa; “Allah’tan ümit kesilmez”,”Çıkmayan canda ümit vardır” gibi teselli edici sözler söylenir.

ERZURUM’DA MAHALLE-SOKAK-SİTE İLİŞKİLERİ

Eski Türk mahalleleri minyatürlü bir devlete benzetilmiştir; imamı, muhtarı, ihtiyar heyeti, bekçisi bu devletin organlarıdır. Mahallenin yaşlıları tecrübenin, bilgeliğin, geçmişin; gençleri gücün, heyecanın, geleceğin; orta yaşlıları ise halihazırın sözcüleridir.

“Eskiden mahalle, ailenin biraz büyümüş şekliydi. Düğünlerde, doğumlarda, ölümlerde beraber yaşanır, beraber gülünür, beraber eğlenilirdi. Her ailede olduğu gibi zaman zaman kavgalar da olurdu. Herkes birbirini iyi tanıdığı için problemlerin çözülebilmesi imkânları vardı.”

ŞEHİRLEŞME VE KAYBOLAN MAHALLE KÜLTÜRÜ

Günümüz mahalleleri bu özelliklerinin pek çoğunu kaybetmiştir. Hızlı şehirleşmenin getirmiş olduğu nüfus hareketleri, şehirlerde yerli halkın azalmasına sebep olmuş, mahallelerde birbirini tanıyan insanlar giderek azalmıştır. Bu değişmelerin en çok olduğu illerden birisi de Erzurum’dur. Nüfus hareketleri, eskiden sürekli olan komşuluk ilişkilerinin, belli dar kalıplar içerisinde kalmasına ve geçici olmasına da neden olmuştur. Aynı site veya apartmanda oturanların bir kısmı ev sahibi, bir kısmı kiracı konumundadır. Kiracıların kalıcı olmayışları, komşuluk ilişkilerinin sınırlı tutulmasında etkili olmaktadır.

Nüfus hareketlerinden kaynaklanan bu menfî gelişmelere rağmen, Türk halkı, buna bağlı olarak Erzurum halkı, komşuluğun önemini hiçbir zaman gözden uzak tutmamıştır. “Ev alma, komşu al” atasözü yörede günümüzde bile geçerliliğini korumaktadır.

ERZURUM’DA KOMŞULUĞA VERİLEN ÖNEM

Komşu, yakın hatta bitişik konutlarda oturan kimselerin birbirlerine göre durumlarına denir. Komşuluk ise, komşu olma hali ve komşularla olan ilişkilerdir. Komşuluğun gereklerini en iyi şekilde peygamberimiz Hz.Muhammed(sav) dile getirmiştir: “Bir Müslüman hayır ve iyilik üzere, komşusu ile buluştuğu zaman ona selâm verecek, çağırdığı zaman davetine gidecek, aksırıp hamdettiğinde ona rahmet dileyecek, hastalandığı zaman ziyâret edip hal hatır soracak, ölünce cenazesine gidecek, komşusu açsa var olan yemeğinin yarısını onunla paylaşacaktır.”

Türk halkı, Peygamberimizin bu düşüncelerini her zaman için benimsemiş ve uygulamaya koymuştur. Yine halkımız arasında yaygın olan, “komşu komşunun külüne muhtaçtır” sözü, komşular arası dayanışmanın bir zorunluluk olduğunun güzel bir ifadesidir.

KOMŞULUK HAKKI

Komşuluk haklarını gözetmek, İslâm’da başta gelen görevlerdendir. Bir hadis-i şerifte: “Ev satın almadan önce komşu, yola çıkmadan önce de yoldaş arayınız” buyuruluyor.

İnsan komşularının sevgi ve övgülerini kazanmalıdır. Hz.Ömer:”Komşusu yakını ve yoldaşı tarafından övülen kimsenin güzel hal ve ahlâk sahibi olduğundan şüphe etmeyiniz” diyor.

Erzurum halkı arasındaki genel eğilim de komşuluk müessesesinin sağlam temellere oturtulması doğrultusundadır.

ERZURUM’DA KOMŞULUĞUN YAŞAYAN TÖRELERİ

Eski Erzurum’da komşular aynı apartmanda yaşamamalarına rağmen, birbirlerine daha yakındılar. Birbirlerine olan saygı, sevgi ve yardımlaşma duygusu oldukça güçlüydü. Bayramlarda, kandillerde küçükler büyükleri ziyaret eder, büyükler de küçüklere sevgilerini belirtir, onları hoş tutarlardı. Bu töreler giderek kaybolmakla beraber, yaşayanları da vardır. Tespit edebildiklerimizden başlıcaları şunlardır:

Komşu yeni evine taşınınca, bir ihtiyacı olup olmadığı sorulur.

Yeni komşuya “hoşgeldin”e gidilir. Komşuluk edilecek biri olduğuna kanaat getirilirse, ziyaretler tekrarlanır.

Çocuklar aynı yaşta iseler, tanışmaları ve birlikte oynamaları sağlanır.

Komşuda hasta varsa ziyaret edilir, “geçmiş olsun” denir, gerekirse yemek gönderilir ve yardım talebinde bulunulur.

Komşulardan birinin kızı evlendiriliyorsa, evlilik hazırlıklarına yardım edilir.

Komşu evinde ölüm olayı varsa, çocuklar ölünün yanında bırakılmaz, komşu evine alınır, ölü evine yemek gönderilir, ev işlerine yardım edilir.

Taziye sırasında ölü evinde sıkışıklık olursa, taziye komşu evinde kabul edilir.

Fazla kokulu yemek pişirilirse, hamile olan komşu kadınlarına  gönderilir.

Dinî bayram günlerinde komşular ziyâret edilir.

Kurban bayramında, kurban kesmemiş olan komşulara kurban eti gönderilir.

ERZURUM’DA MİSAFİR AĞIRLAMA ÂDETLERİ

Misafirperverlik, menfaat duygularını ortadan kaldıran ahlâkî bir değerdir. Türk ananesine göre misafir ağırlamak başta gelen görevlerdendir. Ev sahibi, misafiri ağırlamak için her türlü zahmete katlanır. Yalnız kendi rahatını değil, aile fertlerinin rahatını bile unutur. Misâfire ülke genelinde gösterilen bu ilgi Erzurum’da daha içtendir.

Halkımız misafiri bir Allah vergisi sayar. Onu, güler yüzle karşılamayı bir borç bilir. Şehirde olsun, köyde olsun her evin mutlaka bir misafir odası vardır.

Erzurum’da misafir evin kapısında karşılanır. Uzaktan gelen eş dosta daha sıcak ilgi gösterilir. “Duvara çöp sokalım” denilmek suretiyle geciktiğinden dolayı sitem edilir. Eğer misâfir sık sık gelen biriyse, “Aman ne tesadüf biz de şimdi gelse” diyorduk tarzında sözlerle memnuniyet ifade edilir.

Yemek vakti habersiz gelen misafirler mutlaka sofraya davet edilir. Gerekirse sofra takviye edilir. “Misâfir umduğunu değil, bulduğunu yer” denilmek suretiyle noksanlıkların hoş karşılanması istenilir.

Erzurum ve çevresinde “zeyi gezmesi” denilen bir misafirlik geleneği de vardır. Hanımlar, uzakta bulunan akrabalarına bir ayı bulan uzun süreli misafirliğe giderler. Buna, “zeyi gezmesi” denir. Zeyi giden hanım, misafir gittiği evin yakın ve komşularına (o yörede bulunmayan) hediyeler götürür. Hediye dağıtılan kişiler de zeyi gelen hanımı sıra ile davet eder, dönüşünde kendi yörelerinin ürünlerinden hediyeler verirler.

ERZURUM’DA YOLCULUK- TAŞIMACILIK

Erzurum, yolculuk ve taşımacılık alanında tarih boyunca hareketli günler geçirmiştir. Hindistan’dan gelip İran’a devam etmekte olan tarihî ipek yolu buradan geçmek zorunda idi. Ayrıca, İran ithalât ve ihracatının yarıdan fazlası Erzurum’dan geçen Trabzon-Tebriz kervan yoluyla yapılıyordu.

Motorlu taşıtların taşımacılıkta kullanımından önce, bu transit taşımacılık yanında, bir de mahallî taşımacılık vardı. Bilgi ve gözlemlerine baş vurduğumuz bazı yaşlı Erzurumlular geçmişte yapılan yolculuk ve mahallî taşımacılık hakkında şu bilgileri vermişlerdir:

Mahallî taşımacılıkta kullanılan hayvan sayısı oldukça sınırlıydı. Taşıma aracı olarak yazın iki öküzle çekilen kağnı, kışın tek öküzle çekilen kızak kullanılırdı. Kağnının tekerleklerinde demir halkalar bulunurdu. Tekerlekler döndükçe halkalar ses çıkarır, mazının çıkardığı ses de buna takılınca, taşıyıcıların geldiği çok uzaktan duyulurdu.

TAŞIMACILIK KÜLTÜRÜ

Yük taşıyıcılar beş-altı arabalık ekip halinde çalışırlardı. Yola çıkmadan önce yanlarına birkaç günlük yiyecek alırlar, çaydanlık, çay, şeker, tencere vb. eşya bulundururlardı. Yedek yakacakları da olurdu. Geceyi dışarıda konaklayarak veya ay ışığında yola devam ederek geçirirlerdi. Yollardaki bu meşakkatli hayatlarına rağmen, neşeli ve hoş sohbet insanlardı.

Dinlenme saatlerinde ve gece konaklamalarında bazen yemek yaptıkları da olurdu. Sabahleyin yola erken saatlerde çıkar, günün sıcak saatlerinde dinlenmeğe çalışırlardı.

Taşımacılık görevi üstlenen bu insanların kendi yiyecekleri ve barınmaları yanında, hayvanlarının doyurulması ve bakımına da büyük önem verilirdi. Dinlenme sırasında hayvanlara yedekte getirilen yem verilir veya civarda karınlarını doyuracak kadar ot varsa otlatılırdı.

KONAK SAHİBİ VE KERVANCIBAŞI

Yağmur yağması toprak olan yolları hemen çamur deryası haline getirdiğinden, yağışlı havalarda seyahat güçleşirdi. Yağmurun dinmesi ve yolların kuruması beklenirdi. Bazen de yağmur dinmek bilmezdi. Bu durumda en yakın köye gidilir, köydeki konaklardan birine misafir olunurdu. Konak sahibi, yolcular kadar onların hayvanlarının bakımıyla da ilgilenir, yapılan hizmet karşılığı para talep edilmezdi. Ancak, “kervâncıbaşı” denilen ekip sorumlusunun konak sahibine bazı hediyeler verdiği olurdu.

MEVSİME GÖRE DEĞİŞEN YOLCULUK BİÇİMLERİ

Kış yolculuğu yaz yolculuğuna göre daha meşakkatliydi. Çift öküzle çekilen kağnıların yerini tek öküzle çekilen kızaklar alırdı. Kışın gece dışarıda kalmak mümkün olmadığından, köy konaklarına misafir olunurdu. Konak sahipleri, yolcuya ve hayvanlarına hizmeti, önemli bir görev sayarlardı. Yörede, kişilerin saygınlık kazanmaları konaklarının sürekli açık olmasına ve gelen misafirin sayısına göre olurdu. Çok misafir kabul eden gittiği her yerde büyük itibar görürdü.

Kışın yağan karlar yolları kapatırdı. Yolların karını temizlemek gibi bir olay yoktu. Önceden gidenlerin izleri zamanla yol olurdu. Daha çok yolcu ve daha çok hayvanın geçmesi ile yürümeye elverişli, karı batırılmış yollar ortaya çıkardı. Yol üzerindeki karın setleşmesi, kızakların daha kolay hareket etmesini sağlardı.

Dağ eteklerinde bazen kızakların devrildiği de olurdu. Yol kenarındaki kar yumuşak olduğundan bu devrilme olayı fazla tehlikeli olmazdı. Hatta bazı gülüşmelere ve yolculuğun neşeli geçmesine sebep olurdu.

Tek veya çift atla çekilen kızaklar da vardı. Fakat atların kızağa koşulması öküz kadar yaygın değildi. Atın bakım ve kuşamının daha masraflı olması, yük taşımacılığında daha az kullanılmasına sebep oluyordu. At daha çok binmek için saklanırdı (beslenirdi).

Erzurum, demiryoluna kavuşmakla transit taşımacılıkta Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olmuştur. 1950’den sonra karayolu taşımacılığına önem verilmiş  Erzurum, Kars, Ağrı ve Ardahan illerinin tamamı ile bazı komşu illerin bir kısmını içine alan karayollarının (XII.Bölge) merkezi olmuştur. Bölge olarak yaklaşık 3500 km yol ağı vardır. Bu yol ağının %80’i asfalt, geriye kalanı da stabilize yoldur. 1966 yılından beri bütün yıl boyunca uçak seferi yapılmaktadır.

Bugün yöre halkının hiç de az olmayan bir bölümü, çok çeşitli sebeplerle özel otomobilleriyle otobüsle, trenle veya uçakla sık sık şehirlerarası yolculuk yapmaktadır. Yolculuk yapanların yanlarında bir miktar yiyecek bulundurmaları Erzurumluların alışkanlıkları arasındadır. Tasarruf geleneğinin devam etmesi açısından bu davranış önemli ve lüzumludur.

DEVAM EDECEK


Bu yazı 2669 defa okunmuştur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Modern Yayıncılık ve Matbuat Ltd.Şti ERZURUM Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
 Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
    ÇOK OKUNANLAR
    YAZARLAR
Erdal Güzel
Cumhuriyet Caddesi-3
Erdal Güzel
Cahit Okcu
Gamze İspirli
İsmail Bingöl
M.Tevhit Gülseven
Abdurrezzak Türk
Mustafa Yolcu
Ahmet Göksan
Baki Usanmazoğlu
Mahmut Kotan
    ERZURUM GAZETESİ
    SON EKLENEN YORUMLAR
Kardan adam yerine kardan eşek
hakan okay cihan haber ajansı: daha öncede belirttiğim üzere haber iha''ya ait değildir cihana aittir sitedeki yanlışlığın ...
MHP’den sert tepki
yusuf han : hıcte ozur dılemesın ozgurluk varsa sartlar esıt olmalı herkes acıkca dusuncelerını ıfade ...
Ekmeklerini kura’yla aradılar
Dadaş : Güzel bir seçim yatırımı...
Mobese’den kaçış yok
necip amir: arkadaşlar ben hergün çat yolunda kırmızı ışıkta geçen araçları uyardığımda da şöförlerden ...
AK gençlerden “Durmuş Tepkisi”
mıletını seven: helal gencler yıne dokturmussunuz
    HAVA DURUMU
  Erzurum
Salı Çarşamba Perşembe
-2 / -9 °C -1 / -11 °C -2 / -14 °C
    DÖVİZ KURLARI
Alış Satış  
ABD Doları 1,5137 1,5210
EURO 2,0706 2,0806
İngiliz Sterlini 2,3736 2,3860
    ARŞİV
    ANKET
Bugün seçim yapılsa
2007 tercihim değişmez
Başka partiye oy veririm
Oy kullanmam
   
    ERZURUM GAZETESI IN ENGLISH
 
    E-POSTA LİSTESİ
Yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
E-posta adresi :
E-Gazete | Künye | Reklam | Sitene Ekle | RSS | Add to Google Tasarım, Programlama ve Barındırma
FORUM MOBİLYA